7 Şubat 2015 Cumartesi

CÜMLE ÇEŞİTLERİ


A) YÜKLEMİN ÇEŞİDİNE GÖRE:

1-FİİL CÜMLESİ

Yüklemi çekimli fiil olan cümleler.

Ör:
O gün annesine kavuşacaktı. (çekimli fiil)
Tüm arkadaşları bana yardım etmişti.  (çekimli fiil)
Yarın dedemler bize gelecek.
Kitap okumayı çok severim.
Elindekini masaya bırak lütfen.
Hatasını anlayınca mahcup oldu.
Hızla geçiyor zaman.

2- İSİM CÜMLESİ

Yüklemi ek-eylemle çekimlenmiş isim soylu sözcüklerin bulunduğu cümlelerdir.

Ör:
Çiçeği büyüten sevgidir. (İsim)
Sanki bütün olanların sorumlusu bendim. (zamir)  
Bir yer var bilemediğim.
Söylediklerinin hepsi güzel.
Cansu, oldukça başarılı bir müzisyendir.
Duyduğumuz ses, yağmurun sesiydi.
Karnesinde bir sürü zayıfı varmış.
Çalışmaktan başka yaptığımız bir şey yok.
En sevdiğim sayı altıdır.
Şu anda yapmam gereken şey buradan gitmektir.
Sınıfın kapısını açan kimmiş.


B- YÜKLEMİN YERİNE GÖRE CÜMLELER




1-      KURALLI CÜMLELER:
Yüklemi sonda olan cümleler kurallıdır.

2- DEVRİK (KURALSIZ) CÜMLELER.
Yüklemi sonda olmayan cümleler devrik cümledir.

Ör:
Her cümlenin bir anlamı vardır.
Gözler çok şey anlatır.
Konuşmak gibi susmakta bir sanattır.
Gün olur şairlerinde dili tutulur.
Anlamaz beni ben olmayanlar bu şehrin sokaklarında.
Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik.
Film, yakında izleyicilerin beğenisine sunulacak.
Su, hayat demektir.
Bütün varı yoğu çocuklarıydı.
Anlattığınız hikayeyi duymuştum daha önce.
Görüyorum hayal denen gerçeği.
Çok çalışkanmış bizim oğlan.



3- EKSİLTİLİ CÜMLE

Yüklemi belirtilmemiş cümleler eksiltili cümlelerdir. Böyle cümlelerde yüklem bulunmadığı halde anlam eksikliği olmaz.

Az veren candan, çok veren maldan.
Önce hafif bir rüzgar, sonra camlara vuran yağmur damlaları…
Küçük bir çocuğun sesi ve gülen gözleri…




C) ANLAMLARINA GÖRE CÜMLELER





1. OLUMLU CÜMLE:

İşin, oluşun ve hareketin yapıldığını bildiren cümlelerdir.

Sabah erkenden yola çıkmışlar.
Onu göreceğini umarak son derslere dayanmış.
Günler su gibi akıp gidiyor.
Her sorunun bir cevabı vardır.
Reşat Nuri, en sevdiğim yazardır.
Ahmet camı kırdı.


2. OLUMSUZ CÜMLE

Bir işin gerçekleşmediğini veya gerçekleşmeyeceğini bildirir. “yok, değil”
kelimeleri ve “-me, -ma, -mez, -maz, -sız, -siz, -suz, -süz” ekleriyle yapılır.

Ör:
Havanın karardığını fark etmemiştim.
Bu şehirde hiç dostu yoktu.
Kendinden başka kimseye yalan söylemezmiş
Bu kalbi size vermem mümkün değil.
Bu konulardan söz etmek çok anlamsız.
Senden hiçbir beklentim yok.
Ödevlerimi daha yapmadım.

NOT:
Kelimenin sözlük anlamının olumsuz olmasının, cümlenin olumsuzluğu ile ilgisi yoktur. Önemli olan yargını gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Ör:
Kadıncağız hüngün hüngür ağlıyordu. (Olumlu cümle)
Küçük kızın hastalığı çok ilerlemiş. (Olumlu cümle)

NOT: Bir cümlenin biçimiyle anlamı çelişebilir, yani biçimce olumlu bir cümle anlamca olumsuz, biçimce olumsuz bir cümle anlamca olumlu olabilir.

Biçimce Olumlu, Anlamca Olumsuz Cümle

Biçim olarak olumlu olan, yani olumsuzluk bildiren kelime ve ek bulunmayan; ancak anlamında olumsuzluk bulunan cümlelerdir.

Ör:
Ne yemek yapıyor, ne de temizliğe yardım ediyor. (yapmıyor, etmiyor)
Sana nasıl inanabilirim ki artık? ( inanamam)
Kim ister seninle arkadaş olmayı? ( istemez)
Sana kızdığımı mı sandın? (kızmadım)
Bu havada dışarı çıkılır mıymış? ( çıkılmaz)


Biçimce Olumsuz, Anlamca Olumlu Cümle

Biçim olarak olumsuz olan, yani olumsuzluk bildiren kelime ve ek bulunan; ancak anlamca olumlu olan cümlelerdir.

Ör:
Seni duymadığımı sanma. (Duydum)
Anlattıklarını bilmez olur muyum hiç? (biliyorum)
Kim sevmez pasta yemeyi? (herkes sever)
Karşıdaki okulu görmüyor değilim. ( görüyorum)
Bu mağazada yok yok. (her şey var)




3. SORU CÜMLESİ

Cevap almak amacıyla kullanılan cümleler soru cümlesidir. Soru cümleleri olumlu
ya da olumsuz olabilir. Bir cümleye soru anlamı, mı/mi soru ekiyle, soru sıfatıyla,
soru zamiriyle ve soru zarfıyla katılabilir.

Ör:
Toplantıya katılacak mıyız? (Olumlu Soru)
Onu aramayacak mısın? (Olumsuz Soru)
Sen de bizimle gelecek misin? (Soru edatı)
Kapıya gelen çocuk ne istiyormuş? (Soru zamiri)
Annemin gününe kaç kişi gelecek? (Soru sıfatı)
Sonuçlar ne zaman açıklanıyor? (Soru zarfı)

Not:
Yanıt gerektiren soru cümlelerine “gerçek soru cümlesi” denir.

Ör:
Geldiğimi ondan mı öğrendin?
Ne kadar harçlık alırsın?
Gömleğini yıkamamış mı?

Yanıt gerektirmeyen soru cümlelerine ise “sözde soru cümlesi” denir.

Ör:
Kim oluyorsun da bana bağırıyorsun?
Nasıl inanırım sana?
Kim demiş onu sevmediğimi?

Uyarı: Sözde soru cümlelerinin sonuna da soru işareti konulabilir.


4. ŞART CÜMLESİ

Eylemin gerçekleşmesini bir şarta bağlı olarak ifade eden cümlelerdir.

Bu soruyu da çözdüm mü sınav bitiyor.
Tanırsan seversin.
Bahar geldi mi insan daha sakin oluyor.
Eve giderim; ama sende gelirsen.
Anlatırım; yalnız dikkatli dinleyeceksin.


5. ÜNLEM CÜMLESİ

Öfke, sevinç, hayret gibi duyguları ifade eden cümlelerdir.

Eyvah, süt taştı!
Aaa, sen burada ne arıyorsun!
Yeter artık, sen fazla oluyorsun!
Ooo! Kimler gelmiş.
Hey! Buraya bak.
Off! Çok sıkıldım.

6. İSTEK CÜMLESİ

Bir arzuyu, bir dileği anlatmak için kullanılan cümlelerdir.

Akşama bize gidelim.
Keşke evimizde olsak.
Ders biraz daha uzasa.
Şimdi İstanbul’da olmak vardı.


7. EMİR CÜMLESİ

Bir işin yapılmasını ya da yapılmamasının istendiği cümlelerdir.

Ardına bakmadan git.
O eski şarkıyı hatırlatma.
Çimenlere basmayınız.
Kitabı sev, ufkunu aç.



D) YAPILARINA GÖRE CÜMLELER:


Yapılarına göre cümleler basit, birleşik, sıralı ve bağlı olmak üzere dörde ayrılır.



1. BASİT CÜMLE (Tek Yüklemli Cümle)

Bir tek yargı içeren ( içinde fiilimsi bulunmayan) tek yüklemli cümlelerdir.

Ör:
Bulutlar nazlı nazlı salınıyor gökyüzünde.
Yazın, galata köprüsünde balık tutarız.
Ülkemizde dört mevsim aynı anda yaşanır.
Aileme ve arkadaşlarıma çok güvenirim.
İstanbul’un kalabalığını bile seviyormuş.



2. BİRLEŞİK CÜMLE

Birden çok yargı bildiren cümlelerdir. Birleşik cümleler; asıl yargıyı bildiren temel cümle ve ona yardımcı olan yan cümle yada cümlelerden oluşur.

Temel cümlede çekimli fiil veya ek-fiil almış bir isim  bulunurken; yan cümlede fiilimsi  veya şart kipini almış fiil bulunur.
En sevdiğim şey, kitap okumaktır.
      Yan cümle         temel cümle

Bir isteğin varsa ona söyle.
             Yan cümle     temel cümle

A) Girişik Birleşik Cümle  (İçerisinde Fiilimsi Bulunana Cümle)

İçinde fiilimsi bulunduran cümlelere girişik birleşik cümle denir.

Ör:
Son gülen iyi güler.
Can çıkmadıkça huy çıkmaz.
Havaların ısınması tatil düşkünlerini sevindirdi.      
Çadırları çalanlar bulunamadı.                      
Evlerin ne zaman biteceğini bilmiyoruz.


B) Ki’li Birleşik Cümle 

Temel cümleyle yan cümlenin “ki” bağlacıyla bağlandığı cümlelerdir.

Ör:
Duydum ki unutmuşsun.         Unuttuğunu duydum.
     t.c.               y.c.
Ne yazık ki beni anlayamadın.   Beni anlayamadın ne yazık.
        t.c.                     y.c.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi.
        y.c                            t.c.


C) Şartlı Birleşik Cümle: (Şart Anlamı Taşıyan Cümle)

Yüklemde yapılan işin koşula bağlandığı cümlelerdir.

Ör:
Hava güzel olursa  yarın pikniğe gideriz.
Çanakkale’yi de gezerdik,  vaktimiz olsaydı.
Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun.
Beni tanımasaydı beni tanımamış olacaktı.


D) İç İçe Birleşik Cümle:

Cümle içinde bulunan başka bir cümlenin, temel cümlenin(yüklemin) herhangi bir ögesi durumunda bulunduğu cümledir.

Ör:
Ahmet, yarın okula gitmeyeceğim, dedi.
Konuşmacı, lütfen sessiz olunuz, diyordu.
Annem, hemen eve gel, dedi.





3. SIRALI CÜMLE (Birden Çok Yüklemli Cümle)

Birden çok cümlenin virgül ya da noktalı virgüllerle bağlanmasıdır.

Ör:
Eve geldim, yemeğimi yedim, ders çalıştım.
Ben odamı topladım, çamaşırları yıkadım; sen bütün gün boş boş oturdun, televizyon izledin.
Saatlerce gezdim, dolaştım, alışveriş yaptım; bir türlü akşam olmadı.
Renkli kağıtları üçgen biçiminde keselim, üçgenleri de ikiye katlayalım.
İmza gününde pek çok yazarla tanıştım, onlarla sohbet ettim.

NOT:
Sıralı cümlelerin kimi ögeleri ortak olabilir. Böyle cümleleri Bağımlı Sıralı Cümle” öge ortaklığı bulunmayanlara ise “Bağımsız Sıralı Cümle” denir.

Ör:
Eve geç geldi, neden geciktiğini söylemedi. (özne)
Okumak bir sanattır, yoğun emek isteyen bir süreçtir. (özne)
Önce okula, sonra dershaneye gideceğim. (yüklem)
Küçük kız kapıyı yavaşça açtı, sonra kapadı. (özne ve nesne)
Ben seni arıyorum, sen ortalarda yoksun? ( Bağımsız Sıralı Cümle)
Onlar kavga ettiler, cezayı biz aldık. ( Bağımsız Sıralı Cümle)
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür şan kalır. ( Bağımsız Sıralı Cümle)





4. BAĞLI CÜMLE (Bağlacı Olan Cümle)

Birden çok cümlenin bağlaçlarla birbirine bağlanmasıyla oluşur.

Çok çalışıyordu; ama başarılı olamıyordu.
Her işten kâr etmeyi bilirdi; çünkü akıllı bir insandı.
Ne istersen alacağım; yeter ki sınıfını geç.
Umduğum başarıyı elde edemedim; oysa ki neler hayal etmiştim.
Hem gelmiyor hem telefon etmiyor.

NOT:
Bağlı cümlelerin kimi ögeleri ortak olabilir.

Ör:
Ağabeyim beni çok severdi ve okuldaki çocuklardan korurdu. (özne ve nesne)
İlker, yurt dışından bugün döndü; fakat işlerini bitirememiştir. (özne)
Lise arkadaşlarımı aradım ve yemeğe davet ettim. ( özne ve nesne) 

İSİM TAMLAMALARI

Bir ismin anlamca daha iyi belirtilmesi için başka bir isim tarafından tamlanmasıyla oluşan kelime grubuna isim tamlaması denir.

İsim tamlamasında birinci isme tamlayan, ikinci isme ise tamlanan denir.

İsim tamlamasında ikinci isim, birinci ismin neye ait olduğunu veya ne işe yaradığını belirtir.

Sena’nın gözleri
Gözler kime ait?

Güneş gözlüğü
Gözlük ne işe yarıyor?



A- BELİRTİLİ İSİM TAMLAMALARI

İsim tamlamasının her iki öğesinin de tamlama eklerini aldığı tamlamalardır.

.....Tamlayan eki ...........................................Tamlanan eki
..........(ilgi eki) ...................................................(iyelik eki)
.....-ın -in -un -ün ..............................................-ı -i -u -ü-(n)ın -(n)in -(n)un -(n)ün ....................-(s)ı -(s)i -(s)u -(s)ü
İstanbul’un tarih i
Dağların dorukları
Dolabın gözü
Bahçenin Kapısı
Ereğli’nin Kirazı
Fatih’in Öğrencileri

Dikkat:
Zamirler de isim tamlaması kurulabilir.

Tamlayan Tamlanan
O(n)un başarısı
Adamın birisi
Benim adım
İnsanların Bazısı
Senin gözlerin
Ne(y)in ne(s)iBizim tarihimiz
Şu(n)un şura(s)ı
Onların kaderi
Kendi sesi

Dikkat:
Belirtili isim tamlamalarının başına veya arasına sıfat gelebilir.

Okulumun çalışkan öğrencileri
.....................Sıfat
Güzel okulumun öğrencileri
Sıfat

Güzel okulumun çalışkan öğrencileri
Sıfat .......................Sıfat

Dikkat:
Belirtili isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan yer değiştirebilir.

Güzelliğine hayranım gözlerinin (gözlerinin güzelliği)
tamlanan ......................tamlayan

Sadece anısı kaldı eski bayramların bugün. (bayramların anısı)

Dikkat:
“-den” eki, belirtili isim tamlamasında bazen tamlayan ekinin yerine kullanılabilir.

Sorular(ın) bazısı oldukça zordu.
Sorular(dan) bazısı oldukça zordu.



B- BELİRTİSİZ İSİM TAMLAMASI

Sadece tamlananın ek aldığı isim tamlamasıdır?

Tamlayan ...................TamlananEk almaz .....................-ı -i -u -ü
............................( -(s)ı -(s)i -(s)u –(s)ü )

Gül bahçe(s)i
Devlet memuru
Şeker hasta(s)ı
Türkçe kitabı
Güneş Gözlüğü
Resim defteri
Ev Erkeği
İş kadını

C- TAKISIZ İSİM TAMLAMASI

Tamlayanın da tamlananın da tamlama eklerini almadığı isim tamlamasıdır.

Tamlayan .....Tamlanan
Ek almaz .......Ek almaz

Cam kavanoz (hammadde)
Kurt adam ( benzerlik)

Takısız isim tamlamaları anlam yönünden ikiye ayrılır.

1. Tamlayan tamlananın neden yapıldığını (hammaddesini) belirtir.

Çelik kasa (kasa çelikten yapılmıştır)
Kağıt mendil - Tahta kaşık - Ahşap ev
Taş duvar - Naylon torba - İpek gömlek

2- Tamlayan, tamlananın neye benzediğini belirtir.

Tamlayan .....Tamlanan
....Elma .............Yanak
(Benzeyen) ..(Benzetilen)

Aslan adam - Badem göz - Sırma saç - Kiraz dudak
Kömür göz - Çelik irade - Kalem kaş - Demir yumruk



D- ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI
İkiden fazla ismin birbirini tamlamasıyla oluşan isim tamlamasıdır.

Çınar .Ağaç .Gölge ................Çınar ağacı(n)ın gölge(s)i
.isim ...isim ...isim .....................tamlayan .......tamlanan

Dikkat:
Zincirleme İsim Tamlamasında tamlayan veya tamlanan kendi başına bir isim tamlaması oluşturmalıdır.

Yusuf’un gömleği(n)in koku(s)u
Şehrin hava(s)ı(n)ın kirliliği
Çelik tencere(n)in kapağı
Tahta kapının kenarı
Dedenin dedesinin dedesi
Taş duvarın üstü

Evimizin bahçe kapısı
Köylülerin el emeği
Kaptanın tahta bacağı

Dikkat: Başına veya ortasına sıfat getirilmiş belirtili isim tamlamaları ile zincirleme isim tamlamaları karıştırılmamalıdır. Bu tür tamlamalara karma tamlama adı verilir.

Anadolu’nun verimli toprakları
Batan geminin malları
Karlı dağların esrarengiz dorukları

İSİMLER (ADLAR)

İSİMLER

Varlıkları karşılayan, onları tanıtan kelimelere isim (ad) denir.





A- VARLIKLARA VERİLİŞİNE GÖRE İSİMLER:

İsimler ait oldukları varlığın veya kavramın eşi benzeri olup olmamasına göre ikiye ayrılır: Varlık veya kavram özelse (eşsiz, benzersiz) onun ismi de özel isim; cins ise (aynısından birden fazla) onun ismi de cins ismidir.

1. Özel İsim
Kâinatta tek olan, tam bir benzeri bulunmayan varlıkları karşılayan kelimelere denir.

Ör: Yavuz, Hasan, Kayseri, Acıpayam, Akdeniz, Alanya, Ulu Cami, Sultan Selim, Hatice, Küçük Ağa, Türkçe, Türk Dil Kurumu…
2. Cins İsmi

Aynı cinsten olan varlıkların ortak isimleridir. Dilin temel kavramları cins (tür) isimleridir.

ÖR: taş, yol, ağaç, ırmak, kitap, dergi, yaprak, ev, çocuk, su, sıra, hayal, düşünce, sıla, özlem, taraf, ceza…
NOT: Bazı cins isimlerin özel isim olarak kullanıldığı görülür:
tırmık: bir ziraat aleti.
Tırmık: bir kedinin özel adı

ozan: şair
Ozan: erkek ismi





B. MADDELERİNE GÖRE İSİMLER

İsimler, karşıladıkları varlıkların beş duyu organından herhangi biriyle algılanıp algılanamamasına göre ikiye ayrılırlar.

1. Somut İsim

Beş duyudan herhangi biriyle algılayabildiğimiz, kavrayabildiğimiz varlık ve kavramların isimleridir.

Ör: su, toprak, ağaç, ses, televizyon, rüzgâr, sarı, mavi, duman, koku…

2. Soyut İsim

Beş duyudan herhangi biriyle algılanamayan, madde hâlinde bulunmayan ve zihnimizle kavradığımız veya var olduğuna (akla, ruha, sezgiye, inanca bağlı olarak) inandığımız varlıkların isimleridir.

ÖR: sevinç, şüphe, tezat, Allah, cesaret, keder, korku, aşk, melek, ruh, şeytan…




C. VARLIKLARIN SAYILARINA GÖRE İSİMLER

1. Tekil isim

Tek varlığı belirten ve karşılayan, yapıca tekil olan (topluluk isimleri hariç) kelimelerdir. Çoğul eki almamış isimler tekildir.

ÖR: Ali, kendi, ben, çocuk, kalem, defter…

2. Çoğul isim

Yapısında, anlamında birden çok varlığı barındıran, çokluk eki almış isimlerdir.

ÖR: onlar, evler, fikirler, merkezler, dünyalar, kuşlar, böcekler, kelebekler, arılar…

3. Topluluk İsmi

Yapıca tekil, ancak anlam bakımından çoğul olan; aynı türe dahil birden çok varlığı anlatan isimlerdir.

ÖR: ordu, sürü, orman, sınıf, okul, millet, takım, aile, grup, ekip, küme, deste, demet, tim, tabur…
Not: Topluluk isimleri de çokluk eki alabilir. Bu durumda aynı topluluktan birden fazla olduğu ifade edilmiş olur.

Ör: Ordular, ormanlar, sürüler.





D- YAPILARINA GÖRE İSİMLER:
İsimler kaç kelimeden oluştuklarına ve yapım eki alıp almadıklarına göre de sınıflandırılırlar.

1. Basit İsim
Herhangi bir yapım eki almamış, kök hâlindeki isimlere denir. Çekim eki almış hâlde kullanılabilirler…

ÖR: İnsan, kelebek, gölge, yaprak(lar), kağıt(ta), kuş(u), çiçek(ler), dağ(dan), bir(de)…

2. Türemiş isim

İsim veya fiil kök ve gövdeleriyle yansıma kelimelere bir yapım ekinin getirilmesiyle oluşturulmuş, şekil ve anlam olarak yeni isimlere denir.

Ör: kömürlük, kitaplık, tuzluk, başlık, kulaklık, gecelik, Türkçe, Almanca, Arapça, Farsça, sanatçı, kiracı, inşaatçı, yolcu, çaycı, şakacı, Ankaralı, Konyalı, köylü, kentli, vatandaş, yurttaş, geceleyin, akşamleyin, birinci, üçüncü, , dörder, altışar…
3. Birleşik İsim

Birleşik isimler, birden fazla kelimenin bir araya gelip yeni bir varlığı veya kavramı karşılayacak şekilde kalıplaşarak oluşturdukları, anlam ve şekil bakımından yeni isimlerdir.

ÖR: Hanımeli, aslanağzı, katırtırnağı, devetabanı, suçiçeği, demirbaş, denizaltı, kuşpalaz, Adamotu, yayınbalığı, incehastalık, Akçaağaç, akçakavak, akciğer, karabiber, alageyik, Başbakan, başyazar, başhekim, cumartesi, pazartesi, kahvaltı, çörekotu, peki, örtbas, sıkboğaz, alaşağı, ateşkes, kapkaççı, giderayak, bilirkişi, vatansever, hacıyatmaz, cankurtaran, elverişli, rasgele, albeni, çalçene, Sivrihisar, Kırşehir, dedikodu, hanımeli, aslanağzı, keditırnağı, cumartesi, Ulucami…


İSME GELEN ÇEKİM EKLERİ:

1- Hal Ekleri:

İsmin beş hali vardır, bunlardan dördünün eki bulunmaktadır. İsmin hallerini gösteren bu eklere ismin hal ekleri adı verilir.

a) –i hali: (-ı-i-u-ü) (Belirtme Hali)
Ör: Kitabı masaya bırakabilirsiniz.
Ör: Evi, okulu, yolu, onu, sınıfı, dolabı, lavaboyu, kafayı…

b) –e hali: (-e -a) (Yönelme Hali)

Ör: Bunları dolaba koymalısın.
Ör: Eve, okula, yola, ona, sınıfa, dolaba, lavaboya, kafaya…

c) –de hali: (-de -da -te -ta) (Bulunma Hali)

Ör: Onun yazılarının gazetede görmüştüm.
Ör: evde, okulda, yolda, onda, sınıfta, dolapta, lavaboda, kafada…

d) –den hali: (-den,-dan, -ten, -tan)(Ayrılma hali)

Ör: Pazardan aldım bir tane, eve geldim bin tane.
Ör: evden, okuldan, yoldan, ondan, sınıftan, dolaptan, lavabodan, kafadan…

2- Çoğul Eki: (-ler, -lar,)

evler, arabalar, okullar, sınıflar, hayaller…

3- İyelik ekleri: Sahiplik ekleri

.................Tekil .................Tekil
(ben) ....1. yurdum ..........odam
(sen) ....2. yurdun ............odan
(o) ........3. yurdu ..............odası

................Çoğul ...................Çoğul(biz) ....1. yurdumuz ........odamız(siz) ....2. yurdunuz ..........odanız
(onlar).3. yurtları .............odaları


4- İlgi eki: (-ın, -in, -(n)ın, -(n)in
Evin havası
Filmin sonu
Onun isteği
Benim kaderim




İSİMLERDE KÜÇÜLTME

Bir varlığın, bir ismin küçüklüğü genel olarak, başına getirilen “küçük, mini, ufak” gibi sıfatlarla ifade edilir:

Ör: Küçük köy, ufak el, mini kasa…
Bazen bu sıfatların yerini “-cık, -ceğiz, -ımsı, -ımtırak” ekleri tutar. Bu ekler isimlere küçültme anlamı katar.

Ör: Tepecik, kitapcık, evcik, çocukcağız, evceğiz, ekşimsi, yeşilimsi, sarımtırak…

Not: Bu ekler her zaman küçültme anlamı katmayabilir; acıma ve sevgi; zavallılık ve küçümseme anlamları da katabilir:

Serçecik daldan dala atlıyor. (acıma)
Adamcağız korka korka ayağa kalkar. (acıma)
Bebeciğimi çok özledim, diyordu. (sevgi)

25 Eylül 2013 Çarşamba

FİİLİMSİLER (Eylemsiler)


Fiilimsi, fiilin -kendi görevi dışında- cümle içinde “isim”,“sıfat”, “zarf” gibi görevler üstlenmiş şekline fiilimsi denir.

Okuyordum: oku-yor-du-m            (çekimli fiil)
Okumak: oku-mak                         (isim-fiil)
Okuyan adam: oku-an                    (sıfat-fiil)
Okudukça zenginleşir: oku-dukça   (zarf-fiil)





1-İSİM-FİLLER (Mastar)

Fillerinde ismi vardır, buna isim-fiil denir.

Fiile gelen;
-ış
-ma
-mek
ekleriyle yapılır.

Her şey bir tüken, her ol bir bit.
Gülmek sana yakışıyor.
Uzun zamandır gülmeyi unuttuk.
Havuza su dolmaya başladı.
Benimde alın yazımmış yoklarda susamak.

Dikkat: İsim-fiiller bir yönüyle isim oldukları için isim çekim eklerini alırlar.
Okumayı, Okumaya, Okumada, Okumaktan
Gelmem, gelmen, gelme(s)i
çalışmalar, bakışlar

Dikkat:: İsim-fiil ekleri “-ış, -ma, -mek” alan bazı sözcükler eylem özelliğini kaybederek bir nesne veya kavramın kalıcı adı olur. Fiilimsi olmaz.

Bu pastayı yemek istiyorum. (fiil özelliğini koruyor)
                Fiilimsi
Yemekler oldukça güzel olmuş.(Fiil özelliğini kaybetti.)
   İsim
Babama çakmak aldım.
Bu dolmalar harika olmuş.
Gözlerine sürme çekmiş.
Görüşlerini açıklamaktan çekinmemelisin

Örnek Soru:
1. Çocuklarımıza önce sevmeyi öğretmeliyiz.
2. Mekiğin fırlatılışı son anda ertelendi.
3. Devamlı aynı şeyi yapmaktan bıktım.
4. Koluna yaptırdığı dövme alerjiye sebep oldu.
5. Ağlama artık, sil gözyaşlarını.
Yukarıdakilerden hangilerinde isim-fiil kullanılmamıştır.
a) 1-2 b) 2-3 c) 3- 5 d) 4-5




2- SIFAT-FİİL (Ortaç)

Bazı eklerle, fiillerden sıfat olan kelimeler türetiriz. Bu kelimelere Sıfat-fiil denir.

Fiil = an –ası –mez -()r –dik –ecek –miş
ekleriyle yapılır.

Gezen tilki yatan aslandan iyidir.
Ağlamayan çocuğa meme vermezler
Yıkılası duvarlar var şimdi aramızda
Kör olası adam nasıl kıydın ona.
Allah, görünmez kazadan korusun.
Değer bilir insan bulmak zor.
Çözülmedik soru kalmasın.
Gelecek yıl liseye başlayacak.
O, görmüş geçirmiş bir insandı.

Dikkat: Sıfat-fiil olan kelimenin nitelediği isim düşerse kelime sıfat-fiil olma özelliğini kaybeder ve isim olur.

Çalışan insan başarılı olur. Çalışan, başarılı olur.
Fiilimsi isim (adlaşmış sıfat)


Çözemediğin soruları bana sor.
     fiilimsi
Çözemediklerini bana sor.
       İsim(adlaşmış sıfat)



Dikkat: Sıfat-fiil ekleri(-mez, -()r –ecek –miş )nin aynı zamanda çekimli fiilin kip eki olabildikleri unutulmamalıdır.

Yapılacak işler bizi bekliyor.
Bütün bu işler yapılacak.

Geçmiş günleri andık.
Yıllar ne çabuk geçmiş.




3. ZARF-FİİL (Bağ-fiil = ulaç)

Cümlede fiile sorulan nasıl ve ne zaman sorularının cevabı fiililimsi ise bu zarf-fiil olarak adlandırılır.

“-ıp, -ip, -arak, -erek, -ken, -a, -e, -maden, -madan, -alı, -eli, -ınca, -ince, -maksızın, -meksizin, -casına, - dıkça, -dikçe, -dığında, -düğünde, -mez”…

Gecesini gündüzüne katıp okulunu bitirdi.  Nasıl?
Koşarak annesinin yanına gitti.                  Nasıl?
Zamanı gelince her şeyi anlatacağım.         Ne zaman?
Konuşurken gözlerinin içi gülerdi.              Ne zaman?
Seni gördükçe onu hatırlıyorum.                Ne zaman?
O, buraya geldiğinde biz çoktan gitmiştik.  Ne zaman?
Bağıra bağıra bir şeyler anlatıyordu.           Nasıl?
Soruları cevaplamadan okumayınız.           Ne zaman?
Kendimi bildim bileli o hep buradaydı.        Ne zaman?
Onu görür görmez tanıdım.                        Ne zaman?

Dikkat: Fiilden türeyen her kelime fiilimsi değildir. Kelimenin fiilimsi olabilmesi için özünde fiil anlamının devam etmesi gerekir.

Bilen kişi bilmemek değil… bilince zıpladı.
Sıfat-fiil     isim-fiil               zarf-fiil

Bilgi                   bilim                    bilgin
Fiilimsi değil    fiilimsi değil        fiilimsi değil

Dikkat: Fiilimsilerinde olumsuzları yapılır. Bu sayede diğer kelimelerden ayırabiliriz.

Bilen-bilmeyen
bilince-bilmeyince
bilmek-bilmemek

Bilgi- x
bilim- x
bilgin- x

17 Eylül 2013 Salı

FİİLLERİN ANLAM ÖZELLİKLERİ

Fiillerin Anlam Özellikleri

Fiiller anlam özelliklerine göre iş, oluş ve durum bildirirler.

1- İş (Kılış) Fiilleri

Öznenin iradesiyle, bir nesne üzerinde gerçekleşen, öznenin nesneyi etkilediğini ve o nesnenin de etkilendiğini gösteren fiillerdir.

Ör: Bilgisayarı çocuklar bozdu.

Fiil “bozdu”dur. “Kim bozdu?” dersek “çocuklar” cevabını alırız, “Neyi bozdu?” sorusuna da “bilgisayarı” cevabını alırız. Yapılan iş bilgisayar nesnesi üzerinden gerçekleşmiştir.

İş fiilleri “kimi” ve “neyi” sorularına cevap verir.

Ör: taşıyor, yazdık, açmalıyız, anlatsak, görelim, bilmişler, siliyordu...

2- Durum (Hareket) Fiilleri

Eylemde nesnenin etkilenmediği fiillerdir. Durum fiilleri “kimi” ve “neyi” sorularına cevap vermezler. Öznenin süreklilik gösteren bir durumunu anlatan fiillerdir.

Ör: Sınıfın ortasında durmuş. Fiil “durmuş”tur. “kimi” ve “neyi” sorularına cevap alamayız. “Durma” belli bir süre devam etmektedir.

Ör: Uyumak, uyanmak, ölmek, susmak, oturmak, yatmak, uzanmak...

3- Oluş Fiilleri:

Bunlar da bir nitelik değişikliği, yani bir durumdan başka bir duruma geçildiğini veya geçilmekte olduğunu bildirirler.Gerçekleşmelerinde öznenin doğrudan etkisi yoktur.
Daha çok “kendiliğinden olma” söz konusudur.

Ör: Bahçedeki ağaçlar yeşermiş. “yeşerme” ağacın bir etkisi yoktur. Yeşerme kendiliğinden olur.

Ör: Solmak, büyümek, bayatlamak, yeşermek, uzamak...