İsmin önüne gelerek onda niteleme ve belirtme yapan kelimelere sıfat denir.
Kuru: Ağaç (nasıl)
Öteki: Ağaç (hangi)
Üç : Ağaç (ne kadar- kaç)
Sıfat ....isim
Güzel insanlar
Yaşlı adam
Kara tahta
Bu çocuk
Öteki taraf
Yirminci yüzyıl
Beş soru
Yarım ekmek
Bazı insanlar
Sıfatı bulmak için isme "Nasıl?, hangi?, Ne kadar?, Kaç?" Sorularından uygun olanı sorulur.
SIFATLARIN ÖZELLİKLERİ
1- Mutlaka ismin önüne gelir.
Kötü hava ............soğuk hava .............çalışkan başkan
...S .......İ ...................S ........İ ......................S ...........İ
hava kötü ............hava soğuk ..............başkan çalışkan
...İ ...yargı ...............İ .......Y..........................İ ..........Y.
2- Mutlaka bir ismi nitelerler (tamamlar).
Yeni arabaya bindi. ..........Başkan arabaya bindi.
..S .......İ ..............................isim .....isim
3- Çekim eki almazlar. Alırlarsa isim veya zamir olurlar. (yani isimleşirler)
Soğuk havalar bastırdı. ............Öteki soruyu çözelim.
....S ..........İ ............................... ...S ..........İ
Soğuklar bastırdı. ......................Ötekini çözelim.
İsimleşmiş ................................Adlaşmış
SIFATLAR:
1- Niteleme Sıfatları
2- Belirtme Sıfatları
...............*Sayı Sıfatları
...............*Belgisiz Sıfatlar
...............*İşaret Sıfatları
...............*Soru Sıfatları
...............*Unvan Sıfatları
1- NİTELEME SIFATLARI:
Varlıların (isimlerin) renk, koku, tat, biçim, durum gibi özelliklerini tanıtan sıfatlardır.
Renkli tebeşir
kokulu silgi
tatlı elma
masmavi gökyüzü
Yarım işler
güzel araba
yeşil vadi
eski arkadaşlar
Kolay soru
minicik eller
yüce dağlar
ağlayan insanlar
İsme sorulan "nasıl" sorusunun cevabı niteleme sıfatıdır.
NOT: Niteleme Sıfatları tek başlarına kullanırsa adlaşırlar.
Zengin insanlar fakir insanlara yardım etmeli.
...S ..........İ ...........S ........İ
Zenginler, fakirlere yardım etmeli.
2- BELİRTME SIFATLARI
A) Sayı Sıfatları:
Asıl Sayı Sıfatı: iki gün, üç elma (kaç?)
Sıra Sayı Sıfatı: ikinci gün, yüzüncü elma (kaçıncı?)
Üleştirme Sıfatı: ikişer gün, üçer ekmek (kaçar?)
Kesir Sayı Sıfatı: yüzde bir hisse, yarım ekmek (Ne kadar?)
B) Belgisiz Sıfatlar:
İsimlerin özelliklerini kesin olarak belirtmeyen sıfatlardır.
bazı sorular
kimi insan
biraz para
Bütün çocuklar
başka soru
hiçbir insan
Birçok yönetici
çoğu insan
bir öğrenci
* Belgisiz zamirlerle karışabilir.
(soruların bazısı)
* “bir” kelimesi Belgisiz sıfat da olur, asıl sayı sıfatı da.
Bir = tek → Asıl Sayı Sıfatı (bir çiçekle bahar olmaz)
Bir ≠ tek → Belgisiz Sıfat (bir adam seni sordu.)
C) İşaret Sıfatları
Bu olaylar
şu soruyu
o köy
* “ki” ekiyle de işaret sıfatı türetilir.
Yoldaki işaretler ....................................kitaptaki sorular
Yoldakileri (İlgi Zamiri) .......................kitaptakiler (İlgi Zamiri)
D) Soru Sıfatları:
Cevabı sıfat olan ve ismin önüne gelen soru sözcüklerine denir.
nasıl elbise
hangi sokak
ne kadar ekmek
Kaç kişi
kaçıncı ev
E) Unvan Sıfatları:
Unvan, meslek ve lakap bildiren sıfatlardır. İsimlerden önce de sonrada kullanılabilir.
Doktor Mustafa Bey
Seda Hanım
Uykucu Kerim
Halil Onbaşı
* İsimlerle birlikte kullanılan unvan sıfatları büyük yazılır. Ancak Akrabalık bildiren sıfatlar küçük yazılmalıdır.
Ayşe teyze,
Hasan amca,
Ali dayı
* Unvan Sıfatlarına gelen çekim ekleri kesme işareti ile ayrılmaz.
Mustafa Bey’in dikkatine! (Y)
Mustafa Beyin dikkatine! (D)
SIFATLARIN DERECELENDİRİLMESİ
a) Sıfatlarda Pekiştirme
Niteleme sıfatlarının anlamını güçlendirmeye pekiştirme denir.
1- m, p, r, s, ile yapılan pekiştirmeler. Sıfatın ilk hecesi m,p,r,s, ile kapatılır ve sıfata eklenir.
Sıfat Pekiştirilmiş Sıfat
Beyaz ......bembeyaz elbise
İnce .........ipince kumaş
Temiz ......tertemiz sokak
Mor .........mosmor surat
* Bazı sözcükler bu kurala uymaz
sapasağlam, yapayalnız, gepegenç,
güpegündüz, çırılçıplak, paramparça.
2- İkilemelerle yapılan pekiştirme:
iri iri gözler
yüce yüce dağlar
yeşil yeşil ovalar
yeşil mi yeşil ovalar
soğuk mu soğuk sular
b) Sıfatlarda Küçültme:
Sıfatlar isimlerin anlamını pekiştirdiği gibi daraltıp küçültebilir.
Küçültme yapan ekler:
“-ce”
büyükçe bir ev
derince bir kuyu
“-cık”
incecik ip
kısacık boyu
minicik elleri
“-()msı”
mavimsi bir şurup
acımsı bir tad
“-()mtırak”
sarımtırak bir limon
ekşimtırak elmalar
Sıfatlarla İlgili Bazı Özellikler:
1- Bir sıfat birden fazla ismi tamlayabilir:
Geniş odalar, sofalar ve salonlar pek güzel döşenmiş.
2- Bir ismi birden fazla sıfat tamlayabilir.
Güler yüzlü, temiz ve akıllı bir çocuk bunu nasıl yapar.
3- Sıfatlar, İsim tamlamasının başına veya ortasına gelebilir.
İstanbul’un sokakları
B’li isim tamlaması
Güzel İstanbul’un ıssız sokakları
Sıfat tamlaması ......Sıfat tamlaması
..........Belirtili isim tamlaması
YAPILARINA GÖRE SIFATLAR
1-Basit Sıfatlar: Hiç ek almayana sıfatlardır: İyi söz, kötü adam, güzel insan...
2-Türemiş Sıfatlar: Yapım eki almış sıfatlardır: Açık hava, akılsız insan...
3-Birleşik Sıfatlar:
*En az iki kelimeden oluşan ve bitişik yazılan sıfatlardır:
Boşboğaz adam,
açıkgöz Recai,
Cingöz Kerim
Aksaraylı Hüseyin...
*En az iki kelimeden oluşan ve ayrı yazılan sıfatlardır: (Kurallı Birleşik sıfatlarda denir.)
Ak sakallı ....dede
.........S ...............İ
Birleşik S. . İsim
yıkık duvarlı bahçe
Uzun boylu çocuk
acı biberli yemek
TÜRKÇE DERS NOTLARI
İlköğretim 6-7-8 Türkçe
26 Kasım 2011 Cumartesi
İSİM TAMLAMALARI
Bir ismin anlamca daha iyi belirtilmesi için başka bir isim tarafından tamlanmasıyla oluşan kelime grubuna isim tamlaması denir.
İsim tamlamasında birinci isme tamlayan, ikinci isme ise tamlanan denir.
İsim tamlamasında ikinci isim, birinci ismin neye ait olduğunu veya ne işe yaradığını belirtir.
Sena’nın gözleri
Gözler kime ait?
Güneş gözlüğü
Gözlük ne işe yarıyor?
A- BELİRTİLİ İSİM TAMLAMALARI
İsim tamlamasının her iki öğesinin de tamlama eklerini aldığı tamlamalardır.
.....Tamlayan eki ...........................................Tamlanan eki
..........(ilgi eki) ...................................................(iyelik eki)
.....-ın -in -un -ün ..............................................-ı -i -u -ü
-(n)ın -(n)in -(n)un -(n)ün ....................-(s)ı -(s)i -(s)u -(s)ü
İstanbul’un tarih i
Dağların dorukları
Dolabın gözü
Bahçenin Kapısı
Ereğli’nin Kirazı
Fatih’in Öğrencileri
Dikkat:
Zamirler de isim tamlaması kurulabilir.
Tamlayan Tamlanan
O(n)un başarısı
Adamın birisi
Benim adım
İnsanların Bazısı
Senin gözlerin
Ne(y)in ne(s)i
Bizim tarihimiz
Şu(n)un şura(s)ı
Onların kaderi
Kendi sesi
Dikkat:
Belirtili isim tamlamalarının başına veya arasına sıfat gelebilir.
Okulumun çalışkan öğrencileri
.....................Sıfat
Güzel okulumun öğrencileri
Sıfat
Güzel okulumun çalışkan öğrencileri
Sıfat .......................Sıfat
Dikkat:
Belirtili isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan yer değiştirebilir.
Güzelliğine hayranım gözlerinin (gözlerinin güzelliği)
tamlanan ......................tamlayan
Sadece anısı kaldı eski bayramların bugün. (bayramların anısı)
Dikkat:
“-den” eki, belirtili isim tamlamasında bazen tamlayan ekinin yerine kullanılabilir.
Sorular(ın) bazısı oldukça zordu.
Sorular(dan) bazısı oldukça zordu.
B- BELİRTİSİZ İSİM TAMLAMASI
Sadece tamlananın ek aldığı isim tamlamasıdır?
Tamlayan ...................Tamlanan
Ek almaz .....................-ı -i -u -ü
............................( -(s)ı -(s)i -(s)u –(s)ü )
Gül bahçe(s)i
Devlet memuru
Şeker hasta(s)ı
Türkçe kitabı
Güneş Gözlüğü
Resim defteri
Ev Erkeği
İş kadını
C- TAKISIZ İSİM TAMLAMASI
Tamlayanın da tamlananın da tamlama eklerini almadığı isim tamlamasıdır.
Tamlayan .....Tamlanan
Ek almaz .......Ek almaz
Cam kavanoz (hammadde)
Kurt adam ( benzerlik)
Takısız isim tamlamaları anlam yönünden ikiye ayrılır.
1. Tamlayan tamlananın neden yapıldığını (hammaddesini) belirtir.
Çelik kasa (kasa çelikten yapılmıştır)
Kağıt mendil - Tahta kaşık - Ahşap ev
Taş duvar - Naylon torba - İpek gömlek
2- Tamlayan, tamlananın neye benzediğini belirtir.
Tamlayan .....Tamlanan
....Elma .............Yanak
(Benzeyen) ..(Benzetilen)
Aslan adam - Badem göz - Sırma saç - Kiraz dudak
Kömür göz - Çelik irade - Kalem kaş - Demir yumruk
D- ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI
İkiden fazla ismin birbirini tamlamasıyla oluşan isim tamlamasıdır.
Çınar .Ağaç .Gölge ................Çınar ağacı(n)ın gölge(s)i
.isim ...isim ...isim .....................tamlayan .......tamlanan
Dikkat:
Zincirleme İsim Tamlamasında tamlayan veya tamlanan kendi başına bir isim tamlaması oluşturmalıdır.
Yusuf’un gömleği(n)in koku(s)u
Şehrin hava(s)ı(n)ın kirliliği
Çelik tencere(n)in kapağı
Tahta kapının kenarı
Dedenin dedesinin dedesi
Taş duvarın üstü
Evimizin bahçe kapısı
Köylülerin el emeği
Kaptanın tahta bacağı
Dikkat: Başına veya ortasına sıfat getirilmiş belirtili isim tamlamaları ile zincirleme isim tamlamaları karıştırılmamalıdır. Bu tür tamlamalara karma tamlama adı verilir.
Anadolu’nun verimli toprakları
Batan geminin malları
Karlı dağların esrarengiz dorukları
İsim tamlamasında birinci isme tamlayan, ikinci isme ise tamlanan denir.
İsim tamlamasında ikinci isim, birinci ismin neye ait olduğunu veya ne işe yaradığını belirtir.
Sena’nın gözleri
Gözler kime ait?
Güneş gözlüğü
Gözlük ne işe yarıyor?
A- BELİRTİLİ İSİM TAMLAMALARI
İsim tamlamasının her iki öğesinin de tamlama eklerini aldığı tamlamalardır.
.....Tamlayan eki ...........................................Tamlanan eki
..........(ilgi eki) ...................................................(iyelik eki)
.....-ın -in -un -ün ..............................................-ı -i -u -ü
-(n)ın -(n)in -(n)un -(n)ün ....................-(s)ı -(s)i -(s)u -(s)ü
İstanbul’un tarih i
Dağların dorukları
Dolabın gözü
Bahçenin Kapısı
Ereğli’nin Kirazı
Fatih’in Öğrencileri
Dikkat:
Zamirler de isim tamlaması kurulabilir.
Tamlayan Tamlanan
O(n)un başarısı
Adamın birisi
Benim adım
İnsanların Bazısı
Senin gözlerin
Ne(y)in ne(s)i
Bizim tarihimiz
Şu(n)un şura(s)ı
Onların kaderi
Kendi sesi
Dikkat:
Belirtili isim tamlamalarının başına veya arasına sıfat gelebilir.
Okulumun çalışkan öğrencileri
.....................Sıfat
Güzel okulumun öğrencileri
Sıfat
Güzel okulumun çalışkan öğrencileri
Sıfat .......................Sıfat
Dikkat:
Belirtili isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan yer değiştirebilir.
Güzelliğine hayranım gözlerinin (gözlerinin güzelliği)
tamlanan ......................tamlayan
Sadece anısı kaldı eski bayramların bugün. (bayramların anısı)
Dikkat:
“-den” eki, belirtili isim tamlamasında bazen tamlayan ekinin yerine kullanılabilir.
Sorular(ın) bazısı oldukça zordu.
Sorular(dan) bazısı oldukça zordu.
B- BELİRTİSİZ İSİM TAMLAMASI
Sadece tamlananın ek aldığı isim tamlamasıdır?
Tamlayan ...................Tamlanan
Ek almaz .....................-ı -i -u -ü
............................( -(s)ı -(s)i -(s)u –(s)ü )
Gül bahçe(s)i
Devlet memuru
Şeker hasta(s)ı
Türkçe kitabı
Güneş Gözlüğü
Resim defteri
Ev Erkeği
İş kadını
C- TAKISIZ İSİM TAMLAMASI
Tamlayanın da tamlananın da tamlama eklerini almadığı isim tamlamasıdır.
Tamlayan .....Tamlanan
Ek almaz .......Ek almaz
Cam kavanoz (hammadde)
Kurt adam ( benzerlik)
Takısız isim tamlamaları anlam yönünden ikiye ayrılır.
1. Tamlayan tamlananın neden yapıldığını (hammaddesini) belirtir.
Çelik kasa (kasa çelikten yapılmıştır)
Kağıt mendil - Tahta kaşık - Ahşap ev
Taş duvar - Naylon torba - İpek gömlek
2- Tamlayan, tamlananın neye benzediğini belirtir.
Tamlayan .....Tamlanan
....Elma .............Yanak
(Benzeyen) ..(Benzetilen)
Aslan adam - Badem göz - Sırma saç - Kiraz dudak
Kömür göz - Çelik irade - Kalem kaş - Demir yumruk
D- ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI
İkiden fazla ismin birbirini tamlamasıyla oluşan isim tamlamasıdır.
Çınar .Ağaç .Gölge ................Çınar ağacı(n)ın gölge(s)i
.isim ...isim ...isim .....................tamlayan .......tamlanan
Dikkat:
Zincirleme İsim Tamlamasında tamlayan veya tamlanan kendi başına bir isim tamlaması oluşturmalıdır.
Yusuf’un gömleği(n)in koku(s)u
Şehrin hava(s)ı(n)ın kirliliği
Çelik tencere(n)in kapağı
Tahta kapının kenarı
Dedenin dedesinin dedesi
Taş duvarın üstü
Evimizin bahçe kapısı
Köylülerin el emeği
Kaptanın tahta bacağı
Dikkat: Başına veya ortasına sıfat getirilmiş belirtili isim tamlamaları ile zincirleme isim tamlamaları karıştırılmamalıdır. Bu tür tamlamalara karma tamlama adı verilir.
Anadolu’nun verimli toprakları
Batan geminin malları
Karlı dağların esrarengiz dorukları
İsim (Ad)
İSİMLER
Varlıkları karşılayan, onları tanıtan kelimelere isim (ad) denir.
A- VARLIKLARA VERİLİŞİNE GÖRE İSİMLER:
İsimler ait oldukları varlığın veya kavramın eşi benzeri olup olmamasına göre ikiye ayrılır: Varlık veya kavram özelse (eşsiz, benzersiz) onun ismi de özel isim; cins ise (aynısından birden fazla) onun ismi de cins ismidir.
1. Özel İsim
Kâinatta tek olan, tam bir benzeri bulunmayan varlıkları karşılayan kelimelere denir.
Ör: Yavuz, Hasan, Kayseri, Acıpayam, Akdeniz, Alanya, Ulu Cami, Sultan Selim, Hatice, Küçük Ağa, Türkçe, Türk Dil Kurumu…
2. Cins İsmi
Aynı cinsten olan varlıkların ortak isimleridir. Dilin temel kavramları cins (tür) isimleridir.
ÖR: taş, yol, ağaç, ırmak, kitap, dergi, yaprak, ev, çocuk, su, sıra, hayal, düşünce, sıla, özlem, taraf, ceza…
NOT: Bazı cins isimlerin özel isim olarak kullanıldığı görülür:
tırmık: bir ziraat aleti.
Tırmık: bir kedinin özel adı
ozan: şair
Ozan: erkek ismi
B. MADDELERİNE GÖRE İSİMLER
İsimler, karşıladıkları varlıkların beş duyu organından herhangi biriyle algılanıp algılanamamasına göre ikiye ayrılırlar.
1. Somut İsim
Beş duyudan herhangi biriyle algılayabildiğimiz, kavrayabildiğimiz varlık ve kavramların isimleridir.
Ör: su, toprak, ağaç, ses, televizyon, rüzgâr, sarı, mavi, duman, koku…
2. Soyut İsim
Beş duyudan herhangi biriyle algılanamayan, madde hâlinde bulunmayan ve zihnimizle kavradığımız veya var olduğuna (akla, ruha, sezgiye, inanca bağlı olarak) inandığımız varlıkların isimleridir.
ÖR: sevinç, şüphe, tezat, Allah, cesaret, keder, korku, aşk, melek, ruh, şeytan…
C. VARLIKLARIN SAYILARINA GÖRE İSİMLER
1. Tekil isim
Tek varlığı belirten ve karşılayan, yapıca tekil olan (topluluk isimleri hariç) kelimelerdir. Çoğul eki almamış isimler tekildir.
ÖR: Ali, kendi, ben, çocuk, kalem, defter…
2. Çoğul isim
Yapısında, anlamında birden çok varlığı barındıran, çokluk eki almış isimlerdir.
ÖR: onlar, evler, fikirler, merkezler, dünyalar, kuşlar, böcekler, kelebekler, arılar…
3. Topluluk İsmi
Yapıca tekil, ancak anlam bakımından çoğul olan; aynı türe dahil birden çok varlığı anlatan isimlerdir.
ÖR: ordu, sürü, orman, sınıf, okul, millet, takım, aile, grup, ekip, küme, deste, demet, tim, tabur…
Not: Topluluk isimleri de çokluk eki alabilir. Bu durumda aynı topluluktan birden fazla olduğu ifade edilmiş olur.
Ör: Ordular, ormanlar, sürüler.
D- YAPILARINA GÖRE İSİMLER:
İsimler kaç kelimeden oluştuklarına ve yapım eki alıp almadıklarına göre de sınıflandırılırlar.
1. Basit İsim
Herhangi bir yapım eki almamış, kök hâlindeki isimlere denir. Çekim eki almış hâlde kullanılabilirler…
ÖR: İnsan, kelebek, gölge, yaprak(lar), kağıt(ta), kuş(u), çiçek(ler), dağ(dan), bir(de)…
2. Türemiş isim
İsim veya fiil kök ve gövdeleriyle yansıma kelimelere bir yapım ekinin getirilmesiyle oluşturulmuş, şekil ve anlam olarak yeni isimlere denir.
Ör: kömürlük, kitaplık, tuzluk, başlık, kulaklık, gecelik, Türkçe, Almanca, Arapça, Farsça, sanatçı, kiracı, inşaatçı, yolcu, çaycı, şakacı, Ankaralı, Konyalı, köylü, kentli, vatandaş, yurttaş, geceleyin, akşamleyin, birinci, üçüncü, , dörder, altışar…
3. Birleşik İsim
Birleşik isimler, birden fazla kelimenin bir araya gelip yeni bir varlığı veya kavramı karşılayacak şekilde kalıplaşarak oluşturdukları, anlam ve şekil bakımından yeni isimlerdir.
ÖR: Hanımeli, aslanağzı, katırtırnağı, devetabanı, suçiçeği, demirbaş, denizaltı, kuşpalaz, Adamotu, yayınbalığı, incehastalık, Akçaağaç, akçakavak, akciğer, karabiber, alageyik, Başbakan, başyazar, başhekim, cumartesi, pazartesi, kahvaltı, çörekotu, peki, örtbas, sıkboğaz, alaşağı, ateşkes, kapkaççı, giderayak, bilirkişi, vatansever, hacıyatmaz, cankurtaran, elverişli, rasgele, albeni, çalçene, Sivrihisar, Kırşehir, dedikodu, hanımeli, aslanağzı, keditırnağı, cumartesi, Ulucami…
İSME GELEN ÇEKİM EKLERİ:
1- Hal Ekleri:
İsmin beş hali vardır, bunlardan dördünün eki bulunmaktadır. İsmin hallerini gösteren bu eklere ismin hal ekleri adı verilir.
a) –i hali: (-ı-i-u-ü) (Belirtme Hali)
Ör: Kitabı masaya bırakabilirsiniz.
Ör: Evi, okulu, yolu, onu, sınıfı, dolabı, lavaboyu, kafayı…
b) –e hali: (-e -a) (Yönelme Hali)
Ör: Bunları dolaba koymalısın.
Ör: Eve, okula, yola, ona, sınıfa, dolaba, lavaboya, kafaya…
c) –de hali: (-de -da -te -ta) (Bulunma Hali)
Ör: Onun yazılarının gazetede görmüştüm.
Ör: evde, okulda, yolda, onda, sınıfta, dolapta, lavaboda, kafada…
d) –den hali: (-den,-dan, -ten, -tan)(Ayrılma hali)
Ör: Pazardan aldım bir tane, eve geldim bin tane.
Ör: evden, okuldan, yoldan, ondan, sınıftan, dolaptan, lavabodan, kafadan…
2- Çoğul Eki: (-ler, -lar,)
evler, arabalar, okullar, sınıflar, hayaller…
3- İyelik ekleri: Sahiplik ekleri
.................Tekil .................Tekil
(ben) ....1. yurdum ..........odam
(sen) ....2. yurdun ............odan
(o) ........3. yurdu ..............odası
................Çoğul ...................Çoğul
(biz) ....1. yurdumuz ........odamız
(siz) ....2. yurdunuz ..........odanız
(onlar).3. yurtları .............odaları
4- İlgi eki: (-ın, -in, -(n)ın, -(n)in
Evin havası
Filmin sonu
Onun isteği
Benim kaderim
İSİMLERDE KÜÇÜLTME
Bir varlığın, bir ismin küçüklüğü genel olarak, başına getirilen “küçük, mini, ufak” gibi sıfatlarla ifade edilir:
Ör: Küçük köy, ufak el, mini kasa…
Bazen bu sıfatların yerini “-cık, -ceğiz, -ımsı, -ımtırak” ekleri tutar. Bu ekler isimlere küçültme anlamı katar.
Ör: Tepecik, kitapcık, evcik, çocukcağız, evceğiz, ekşimsi, yeşilimsi, sarımtırak…
Not: Bu ekler her zaman küçültme anlamı katmayabilir; acıma ve sevgi; zavallılık ve küçümseme anlamları da katabilir:
Serçecik daldan dala atlıyor. (acıma)
Adamcağız korka korka ayağa kalkar. (acıma)
Bebeciğimi çok özledim, diyordu. (sevgi)
Varlıkları karşılayan, onları tanıtan kelimelere isim (ad) denir.
A- VARLIKLARA VERİLİŞİNE GÖRE İSİMLER:
İsimler ait oldukları varlığın veya kavramın eşi benzeri olup olmamasına göre ikiye ayrılır: Varlık veya kavram özelse (eşsiz, benzersiz) onun ismi de özel isim; cins ise (aynısından birden fazla) onun ismi de cins ismidir.
1. Özel İsim
Kâinatta tek olan, tam bir benzeri bulunmayan varlıkları karşılayan kelimelere denir.
Ör: Yavuz, Hasan, Kayseri, Acıpayam, Akdeniz, Alanya, Ulu Cami, Sultan Selim, Hatice, Küçük Ağa, Türkçe, Türk Dil Kurumu…
2. Cins İsmi
Aynı cinsten olan varlıkların ortak isimleridir. Dilin temel kavramları cins (tür) isimleridir.
ÖR: taş, yol, ağaç, ırmak, kitap, dergi, yaprak, ev, çocuk, su, sıra, hayal, düşünce, sıla, özlem, taraf, ceza…
NOT: Bazı cins isimlerin özel isim olarak kullanıldığı görülür:
tırmık: bir ziraat aleti.
Tırmık: bir kedinin özel adı
ozan: şair
Ozan: erkek ismi
B. MADDELERİNE GÖRE İSİMLER
İsimler, karşıladıkları varlıkların beş duyu organından herhangi biriyle algılanıp algılanamamasına göre ikiye ayrılırlar.
1. Somut İsim
Beş duyudan herhangi biriyle algılayabildiğimiz, kavrayabildiğimiz varlık ve kavramların isimleridir.
Ör: su, toprak, ağaç, ses, televizyon, rüzgâr, sarı, mavi, duman, koku…
2. Soyut İsim
Beş duyudan herhangi biriyle algılanamayan, madde hâlinde bulunmayan ve zihnimizle kavradığımız veya var olduğuna (akla, ruha, sezgiye, inanca bağlı olarak) inandığımız varlıkların isimleridir.
ÖR: sevinç, şüphe, tezat, Allah, cesaret, keder, korku, aşk, melek, ruh, şeytan…
C. VARLIKLARIN SAYILARINA GÖRE İSİMLER
1. Tekil isim
Tek varlığı belirten ve karşılayan, yapıca tekil olan (topluluk isimleri hariç) kelimelerdir. Çoğul eki almamış isimler tekildir.
ÖR: Ali, kendi, ben, çocuk, kalem, defter…
2. Çoğul isim
Yapısında, anlamında birden çok varlığı barındıran, çokluk eki almış isimlerdir.
ÖR: onlar, evler, fikirler, merkezler, dünyalar, kuşlar, böcekler, kelebekler, arılar…
3. Topluluk İsmi
Yapıca tekil, ancak anlam bakımından çoğul olan; aynı türe dahil birden çok varlığı anlatan isimlerdir.
ÖR: ordu, sürü, orman, sınıf, okul, millet, takım, aile, grup, ekip, küme, deste, demet, tim, tabur…
Not: Topluluk isimleri de çokluk eki alabilir. Bu durumda aynı topluluktan birden fazla olduğu ifade edilmiş olur.
Ör: Ordular, ormanlar, sürüler.
D- YAPILARINA GÖRE İSİMLER:
İsimler kaç kelimeden oluştuklarına ve yapım eki alıp almadıklarına göre de sınıflandırılırlar.
1. Basit İsim
Herhangi bir yapım eki almamış, kök hâlindeki isimlere denir. Çekim eki almış hâlde kullanılabilirler…
ÖR: İnsan, kelebek, gölge, yaprak(lar), kağıt(ta), kuş(u), çiçek(ler), dağ(dan), bir(de)…
2. Türemiş isim
İsim veya fiil kök ve gövdeleriyle yansıma kelimelere bir yapım ekinin getirilmesiyle oluşturulmuş, şekil ve anlam olarak yeni isimlere denir.
Ör: kömürlük, kitaplık, tuzluk, başlık, kulaklık, gecelik, Türkçe, Almanca, Arapça, Farsça, sanatçı, kiracı, inşaatçı, yolcu, çaycı, şakacı, Ankaralı, Konyalı, köylü, kentli, vatandaş, yurttaş, geceleyin, akşamleyin, birinci, üçüncü, , dörder, altışar…
3. Birleşik İsim
Birleşik isimler, birden fazla kelimenin bir araya gelip yeni bir varlığı veya kavramı karşılayacak şekilde kalıplaşarak oluşturdukları, anlam ve şekil bakımından yeni isimlerdir.
ÖR: Hanımeli, aslanağzı, katırtırnağı, devetabanı, suçiçeği, demirbaş, denizaltı, kuşpalaz, Adamotu, yayınbalığı, incehastalık, Akçaağaç, akçakavak, akciğer, karabiber, alageyik, Başbakan, başyazar, başhekim, cumartesi, pazartesi, kahvaltı, çörekotu, peki, örtbas, sıkboğaz, alaşağı, ateşkes, kapkaççı, giderayak, bilirkişi, vatansever, hacıyatmaz, cankurtaran, elverişli, rasgele, albeni, çalçene, Sivrihisar, Kırşehir, dedikodu, hanımeli, aslanağzı, keditırnağı, cumartesi, Ulucami…
İSME GELEN ÇEKİM EKLERİ:
1- Hal Ekleri:
İsmin beş hali vardır, bunlardan dördünün eki bulunmaktadır. İsmin hallerini gösteren bu eklere ismin hal ekleri adı verilir.
a) –i hali: (-ı-i-u-ü) (Belirtme Hali)
Ör: Kitabı masaya bırakabilirsiniz.
Ör: Evi, okulu, yolu, onu, sınıfı, dolabı, lavaboyu, kafayı…
b) –e hali: (-e -a) (Yönelme Hali)
Ör: Bunları dolaba koymalısın.
Ör: Eve, okula, yola, ona, sınıfa, dolaba, lavaboya, kafaya…
c) –de hali: (-de -da -te -ta) (Bulunma Hali)
Ör: Onun yazılarının gazetede görmüştüm.
Ör: evde, okulda, yolda, onda, sınıfta, dolapta, lavaboda, kafada…
d) –den hali: (-den,-dan, -ten, -tan)(Ayrılma hali)
Ör: Pazardan aldım bir tane, eve geldim bin tane.
Ör: evden, okuldan, yoldan, ondan, sınıftan, dolaptan, lavabodan, kafadan…
2- Çoğul Eki: (-ler, -lar,)
evler, arabalar, okullar, sınıflar, hayaller…
3- İyelik ekleri: Sahiplik ekleri
.................Tekil .................Tekil
(ben) ....1. yurdum ..........odam
(sen) ....2. yurdun ............odan
(o) ........3. yurdu ..............odası
................Çoğul ...................Çoğul
(biz) ....1. yurdumuz ........odamız
(siz) ....2. yurdunuz ..........odanız
(onlar).3. yurtları .............odaları
4- İlgi eki: (-ın, -in, -(n)ın, -(n)in
Evin havası
Filmin sonu
Onun isteği
Benim kaderim
İSİMLERDE KÜÇÜLTME
Bir varlığın, bir ismin küçüklüğü genel olarak, başına getirilen “küçük, mini, ufak” gibi sıfatlarla ifade edilir:
Ör: Küçük köy, ufak el, mini kasa…
Bazen bu sıfatların yerini “-cık, -ceğiz, -ımsı, -ımtırak” ekleri tutar. Bu ekler isimlere küçültme anlamı katar.
Ör: Tepecik, kitapcık, evcik, çocukcağız, evceğiz, ekşimsi, yeşilimsi, sarımtırak…
Not: Bu ekler her zaman küçültme anlamı katmayabilir; acıma ve sevgi; zavallılık ve küçümseme anlamları da katabilir:
Serçecik daldan dala atlıyor. (acıma)
Adamcağız korka korka ayağa kalkar. (acıma)
Bebeciğimi çok özledim, diyordu. (sevgi)
PARAGRAF (PARÇADA ANLAM)
PARAGRAF NEDİR
Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir olayı tam olarak anlatabilmek için bir araya getirilen cümleler topluluğuna paragraf denir.
Paragraf kendi içerisinde bir bütünlük taşır, paragraf tek bir düşünce etrafında oluştuğundan kendi içerisinde bir bütünlük oluşturur.
Paragraf konusunu üç başlık altında işleyebiliriz:
A) Paragrafın anlam yönü
B) Paragrafın yapı yönü
C) Paragrafın anlatım yönü
Bu konuları incelemeden önce, bütün paragraf sorularının çözümünde yararlı olabilecek birkaç hususu bilmek gerekir:
1- Önce soru okunur.
2- Daha sonra parça (metin) okunur.
3- Parça okunurken, önemli yerlerin altı çizilir. (Önemli yer, sorunun cevabı olabilecek olan yerdir)
4- Cevap bulunurken, yazıda anlatılanlar dikkate alınmalıdır. Kendi görüş ve düşüncelerimize göre hareket edilmemelidir.
5- Doğru seçenek bulunurken yanlış seçenekler elenmelidir.
A-PARAGRAFIN ANLAM YÖNÜ
Bu konuda paragrafın konusu, başlığı, ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini (parçadan çıkarılabilecek ya da çıkarılamayacak sonuçlar) anlatılacaktır.
Paragrafın Konusu:
Konu; yazarın paragrafta üzerinde durduğu, hakkında söz söylediği olay, durum, düşünce ya da sorunlardır. Paragrafta neyden söz ediliyorsa konu da odur.
“Parçada (paragrafta) neden söz ediliyor? “ sorusu bize konuyu buldurur.
Konu belirlenirken, paragrafın tümünün göz önünde bulundurulması gerekir.
Konu ile ilgili sorular, değişik soru kökleri ile karşımıza çıkar:
· Paragrafın konusu nedir?
· Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden söz edilmektedir?
· Bu parçada aşağıdaki konulardan hangisi tartışılmaktadır?
· Bu parçada aşağıdakilerin hangisi üzerinde durulmuştur?
Paragrafın Başlığı:
Başlık için “konunun en özet biçimi denilebilir.” Paragrafa en uygun başlık hangisi olabilir? gibi bir soruya cevap verebilmek için parçada nelerin anlatıldığını yani konuyu bilmek gerekir. Önce paragrafın konusu belirlenir; sonra da konuyu en iyi yansıtan başlık seçilir. Başlık bir veya birkaç kelimeden oluşabilir.
Paragrafın Ana Düşüncesi:
Her yazının bir yazılış amacı vardır. Yazar, ne anlatırsa anlatsın sonuçta okuyucusuna vermek istediği temel bir düşünce vardır. Ana düşünce, yazarın okuyucusuna ulaştırmak istediği işte bu mesajdır. Buna yazarın paragrafı yazma amacı da diyebiliriz.
Paragrafta ana düşünceyi bulmak için kendimize;
· “Yazar bu parçayı hangi amaçla, niçin yazdı?”
· “Yazarın bize vermek istediği mesaj nedir?”
gibi sorular sorabiliriz.
Sınavda “ana düşünce” konusu değişik soru biçimleriyle karşımıza çıkabilir.
· “Parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?”
· “Parçada asıl vurgulanmak istenen nedir?”
· “Parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?”
· “Parçadan çıkarılabilecek sonuç aşağıdakilerden hangisidir.”
· “Şiirde asıl vurgulanmak istenen nedir?”
Bu soruların tümü ana düşünceye yöneliktir.
Ana fikir soruları çözülürken şunlara dikkat edilmelidir:
1- Ana fikir paragrafın tamamını kapsar.
2- Bazı paragraflarda ana fikir cümle halinde metnin başında veya sonunda verilebilir. Bazı paragraflarda ise direkt verilmez. Okuyucu “anlam bütünlemesi” yaparak ana fikri bulur.
3- Ana fikir bulunurken kendi düşüncelerimiz değil, paragrafta yazılanlar dikkate alınmalıdır.
4- Şiirlerin konusu ve ana fikri olmaz. Şiirlerin teması vardır.
Paragrafın Yardımcı Düşünceleri
Ana düşüncenin daha iyi anlaşılmasını sağlayan, onu daha belirgin hale getiren, işlenen konunu sınırlarını çizen düşüncelere paragrafın yardımcı düşünceleri denir.
Her paragrafta bir ana düşünce ve o ana düşünceye bağlı birden çok yardımcı düşünce vardır. Bunlar dil ve anlatım yönünden birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Yardımcı düşünce soruları, parçadan çıkarılabilecek ya da çıkarılamayacak sonuçlar şeklinde sorulduğundan kolay sorulardır.
Yardımcı düşünce ile ilgili sorular sınavlarda olumsuz biçimde sorulur:
· “Parçada aşağıdakilerden hangisinden söz edilmemiştir?”
· “Şiirde aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?”
· “Paragraftan hangisi çıkarılamaz?”
· “Parçada sözü edilen kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?”
B- PARAGRAFIN YAPI YÖNÜ
Paragraf bir yazının (makale, deneme vb.) küçük bir örneği olarak kabul edilir. Bu yüzden bir yazıda bulunması gereken düzen, paragrafta da bulunur.
Paragrafın yapısı; giriş, gelişme ve sonuç olarak üç bölümden oluşur.
1- Giriş Cümlesi
Giriş cümlesi bağımsızdır. Diğer cümleler giriş cümlesine biçimce ve anlamca bağlıdır. Kendinden önce geçmiş bir cümle var mı, izlenimi uyandırmamalıdır. Geliştirilmeye, açıklanmaya uygundur.
Giriş cümlesi içerisinde; “fakat, oysa, bundan dolayı, bu yüzden, kaldı ki, bunun için…” gibi kelimeler yer almaz.
Ör: “Yazarlar eserlerinde günlük hayattan yararlanabilirler.” Cümlesi bir giriş cümlesidir.
Ör: “Bu yazar da eserlerinde günlük hayattan yararlanıyor.” Cümlesi giriş cümlesi değildir, çünkü bu cümleden önce bir şeyler söylendiğini anlıyoruz.
2- Gelişme Cümleleri:
Giriş cümlesinden sonra gelen ve onu açıklayan, girişte belirtilen konunun ayrıntılarıyla ele alındığı bölümdür.
Düşüncelerin açıklanması, anlaşılır hale gelmesi, yerine göre ispatlanması için tasvir, öyküleme, örneklendirme, tanık gösterme, karşılaştırma, açıklama gibi değişik tekniklerden yaralanılır.
Okuyucuda “Bu konu artık anlaşılmıştır, bununla ilgili başka söylenecek yoktur artık.” Düşüncesi uyandırıldığı yerde bu bölüm bitirilir.
3- Sonuç Cümlesi:
Gelişme bölümünde anlatılan konunun belli bir sonuca bağlandığı bölümdür. Kimi zaman anlatılanları özetler kimi zaman da ana düşüncenin dile getirilmesiyle oluşan bir ya da iki cümlelik bölümdür.
Yazar, “dilinin altındaki baklayı” genellikle bu bölümde çıkarır. Yani yazarın asıl anlatmak istediği burada dile getirilir.
Not: Paragrafın yapısı ile ilgili sorular, doğrudan giriş ve sonuç cümlelerini buldurulması yoluyla olacağı gibi, paragraf oluşturma, paragrafa cümle ekleme, düşüncenin akışını bozan cümle, paragrafın ikiye bölünmesi, cümlelerin yerini değiştirme şeklinde de olabilir. Şimdi kısaca bunlara göz atalım:
a- Paragraf Oluşturma:
Bir paragraf oluşturacak cümleler dağınık olarak verilir ve bundan bir paragraf oluşturulması istenir. Bu tip sorularda cümlelerin anlamca ve yapıca birbirine bağlanabilmesi aranmalıdır. Önce giriş cümlesi saptanmalıdır. Diğer cümleler giriş cümlesinden sonra anlam ve yapısına göre sıralanmalıdır.
Bu soruların çözümünde seçeneklerden gidilebileceği unutulmamalıdır.
b- Paragrafa Cümle Ekleme:
Kimi sorularda paragrafın bir bölümü (başında, ortasında ya da sonunda) boş bırakılarak, bu boşluğa uygun cümlenin getirilmesi sorulmaktadır.
Bu tür sorulara cevap verebilmek için paragrafta nelerin anlatıldığını belirlemek gerekir. Çünkü paragrafa eklenecek cümlenin anlatılanlarla anlamca uyumlu olması gerekir. Boş bırakılan yere getirilecek cümlenin ayrıca, kip, zaman ve yapı yönünden de diğer cümlelerle uyumlu olması gerekir. Aksi takdirde boş bırakılan yere getirilemez.
c- Düşüncenin Akışını Bozan Cümle:
Bu tür sorularda cümlelerden biri, paragrafın bütününde anlatılan konu ile ilgili değildir. Biçimce ilgili gibi görünse de anlamca ilgili değildir. Bu cümle düşüncenin akışını bozar.
Akışı bozan cümleyi bulmak için sırasıyla cümlelerin birbiriyle alakalı olup olmadığına bakılır. Alakası olmayan cümle saptanmaya çalışılır. Aslında akışı bozan cümle, bir tavuğun etrafında dolaşan beyaz civcivlerin arasındaki siyah civcivdir.
Bu konuyla ilgili sorular:
· “Numaralanmış cümlelerden hangisi konu bütünlüğünü bozmaktadır?”
· “Numaralanmış cümlelerden hangisi anlatım akışını bozmaktadır?
· “Paragrafın tatarlılığını bozan cümle hangisidir?” …….biçiminde gelmektedir.
d- Paragrafın İkiye Bölünmesi
Paragrafın bir konusu vardır, her paragraf o konuyla ilgili bir düşünceyi dile getirmek için oluşturulur. Bu tip sorularda paragrafın belli bir yerinden sonra farklı bir konuya geçilir. Ya da konuyla ilgili farklı bir düşünceye geçiş yapılır. Paragraf buradan itibaren ikinci bir paragrafa ayrılmalıdır.
Konunun değiştiği, farklılaştığı yani yeni konuya geçiş yapılan yerin tespit edilmesi gerekir.
e- Cümlelerin Yerini Değiştirme
Sınavlarda kimi sorularda bize yerleri değiştirilen cümleleri düzene koymamız istenebilir. Bu tip sorularda iki cümlenin yeri değiştirilir ve bunun nasıl düzeltileceği sorulur. Çözümde paragrafın yapısı ve düşüncenin akışına dikkat etmek gerekir. Paragrafı oluşturan cümlelerin, anlamsal, mantıksal ve yapısal açıdan birbirini takip etmesi gerekir.
C- PARAGRAFIN ANLATIM YÖNÜ
Paragrafın anlatım yönünde anlatım tekniklerine ve düşünceyi geliştirme yöntemleri anlatılacaktır.
A- ANLATIM TEKNİKLERİ
Paragraflarda dört anlatım tekniği kullanılır:
1- AÇIKLAMA:
Bir konu hakkında bilgi ve vermek, okura aydınlatmak için kullanılan anlatım tekniğine “açıklayıcı anlatım” denir.
Amaç, okuru bilgilendirmek olduğundan düşünce yazılarında (makale, fıkra,) sıkça kullanılır. Tanımlamalara ve örneklemelere yer verilir. Nesnel yargılar ağırlıktadır.
Örnek:
“Kimilerine göre, edebiyattaki bilgiler, bilim ortamından edebiyat ortamına bir çeviridir. Edebiyat, bilginlerin daha önce araştırıp bulduğunu halka yayan bir araçtan başka bir şey değildir.”
2- TARTIŞMA:
Yazarlar, kendisi gibi düşünmeyen kişi ya da kişileri kendi düşüncelerine çekmek için yazdığı yazılarda “tartışma” tekniğini kullanır. Karşılıklı konuşma havası içerisindeki samimi bir dilin kullanıldığı teknikte yazar, öncelikle benimsemediği, karşı çıktığı düşünceyi belirtir. Sonra da okuru kendi düşüncesine inandırmak için kendi görüşlerini söyler. Okuyucuya benim söylediklerim doğru mesajını iletir.
Örnek:
“Günümüzde yaygın bir yanlış var: bilimin kesin olduğu inancı; çağdaş yaşayış, çağdaş uygarlığın değişmez temeli olan bilimsel kesinlik. Oysa sürekli bir değişikliktir, bilimi var edip ayakta tutan.”
3- BETİMLEME (Tasvir) :
Yazarların, doğayı, doğadaki varlıkları belirleyici özellikleriyle, göz önünde canlanacak biçimde anlatmasına “betimleme” denir. Yazar dış dünyayı betimlerken gözlemlerden yararlanır. Bu sebeple görsellik ön plandadır. Bazı betimlemelerde duyu organlarına ait ayrıntılardan da yararlanılabilir; benzetme ve kişileştirmeler kullanılabilir.
İnsanın niteliklerinin aktarıldığı betimlemelere “portre” denir. İnsanın iç özelliklerini anlatan türüne “Ruhsal Portre” denir. Dış özelliklerinin anlatıldığı türüne ise “fiziki portre” adı verilir.
Örnek:
“…Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı. Sazının sapı şaşırtıcı bir süratte aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı gibi titriyordu. Teller vuran sağ eli küçük fakat kendinden emin hareketler yapıyordu…”
4- ÖYKÜLEME (Hikâye etme)
Belirli bir zaman diliminde gerçekleşen olayların anlatımında kullanılan bir tekniktir. Hikâye etme adı da verilen bu teknikte olay, yer, zaman ve kişi öğelerine dayanır. Anlatılanlar bir harekete içerisinde verilir.
Örnek:
“Okuldan çıkınca caddenin karşısındaki kitapçıya uğradı. Uzun süredir aradığı kitabı bulmak için rafları heyecanlı heyecanlı karıştırdı. Bu arada Hülya’nın da kitapçıya geleceğini düşünerek biraz daha oyalandı.”
B- DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YÖNTEMLERİ
1- TANIMLAMA
Bir kavram ya da varlığın niteliklerinin belirlenip ne olduğunun açıklandığı cümleler tanım cümleleridir. Tanım cümleleri “Bu nedir?” sorusuna cevap verir. Tanım cümlelerinin kullanıldığı paragraflarda tanımlamaya başvurulmuş demektir.
2- KARŞILAŞTIRMA
İki farklı düşünce, kavram ya da durumun benzer veya farklı yönlerinin ortaya konulmasıyla yapılan düşünceyi geliştirme yöntemidir.
3- ÖRNEKLENDİRME
Bir konuyu daha anlaşılır kılmak, düşünceye somutluk kazandırmak için düşüncenin örneklerle açıklandığı düşünceyi geliştirme yöntemidir.
4- TANIK GÖSTERME
Yazar bir konuyu ele alırken düşüncesini inandırıcı kılmak için başkalarının görüşlerinden yararlanır ve kendi görüşünü desteklemek için onların sözlerini kullanır. Paragraf içerisinde başkasından alınan sözlerin tırnak içerisinde bulunduğu düşünceyi geliştirme yöntemine denir.
5- SAYISAL VERİLERDEN YARARLANMA
Yazar ele aldığı konuyu daha inandırıcı kılmak için, sayısal verilerden, istatistikî bilgilerden, anket sonuçlarından yararlanır. Bu bilgilerin bilimsel ve objektif olması gerekir.
6- BENZETME
Bir kavram ya da varlığın, başka bir kavram ya da varlığa benzetilerek anlatılmasıdır. Benzetmeye başvurulan yerlerde “gibi” edatı kullanılır.
7- KİŞİLEŞTİRME
İnsana ait özelliklerin insan dışındaki varlıklara vererek anlatmaya “kişileştirme” denir. Doğaya ait izlenimlerin aktarıldığı paragraflarda kişileştirmeye sıkça başvurulur.
Not: Yazar düşüncelerini dile getirirken birden çok anlatım tekniğinden ve düşünceyi geliştirme yolundan yararlanabilir. Dolayısıyla bir paragrafta birden çok anlatım tekniği olabilir. Ancak bunlardan biri ağır basar. Bu yüzden çıkmış sorularda genellikle “………hangisi ağır basmaktadır?” ifadesi kullanılır.
Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir olayı tam olarak anlatabilmek için bir araya getirilen cümleler topluluğuna paragraf denir.
Paragraf kendi içerisinde bir bütünlük taşır, paragraf tek bir düşünce etrafında oluştuğundan kendi içerisinde bir bütünlük oluşturur.
Paragraf konusunu üç başlık altında işleyebiliriz:
A) Paragrafın anlam yönü
B) Paragrafın yapı yönü
C) Paragrafın anlatım yönü
Bu konuları incelemeden önce, bütün paragraf sorularının çözümünde yararlı olabilecek birkaç hususu bilmek gerekir:
1- Önce soru okunur.
2- Daha sonra parça (metin) okunur.
3- Parça okunurken, önemli yerlerin altı çizilir. (Önemli yer, sorunun cevabı olabilecek olan yerdir)
4- Cevap bulunurken, yazıda anlatılanlar dikkate alınmalıdır. Kendi görüş ve düşüncelerimize göre hareket edilmemelidir.
5- Doğru seçenek bulunurken yanlış seçenekler elenmelidir.
A-PARAGRAFIN ANLAM YÖNÜ
Bu konuda paragrafın konusu, başlığı, ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini (parçadan çıkarılabilecek ya da çıkarılamayacak sonuçlar) anlatılacaktır.
Paragrafın Konusu:
Konu; yazarın paragrafta üzerinde durduğu, hakkında söz söylediği olay, durum, düşünce ya da sorunlardır. Paragrafta neyden söz ediliyorsa konu da odur.
“Parçada (paragrafta) neden söz ediliyor? “ sorusu bize konuyu buldurur.
Konu belirlenirken, paragrafın tümünün göz önünde bulundurulması gerekir.
Konu ile ilgili sorular, değişik soru kökleri ile karşımıza çıkar:
· Paragrafın konusu nedir?
· Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden söz edilmektedir?
· Bu parçada aşağıdaki konulardan hangisi tartışılmaktadır?
· Bu parçada aşağıdakilerin hangisi üzerinde durulmuştur?
Paragrafın Başlığı:
Başlık için “konunun en özet biçimi denilebilir.” Paragrafa en uygun başlık hangisi olabilir? gibi bir soruya cevap verebilmek için parçada nelerin anlatıldığını yani konuyu bilmek gerekir. Önce paragrafın konusu belirlenir; sonra da konuyu en iyi yansıtan başlık seçilir. Başlık bir veya birkaç kelimeden oluşabilir.
Paragrafın Ana Düşüncesi:
Her yazının bir yazılış amacı vardır. Yazar, ne anlatırsa anlatsın sonuçta okuyucusuna vermek istediği temel bir düşünce vardır. Ana düşünce, yazarın okuyucusuna ulaştırmak istediği işte bu mesajdır. Buna yazarın paragrafı yazma amacı da diyebiliriz.
Paragrafta ana düşünceyi bulmak için kendimize;
· “Yazar bu parçayı hangi amaçla, niçin yazdı?”
· “Yazarın bize vermek istediği mesaj nedir?”
gibi sorular sorabiliriz.
Sınavda “ana düşünce” konusu değişik soru biçimleriyle karşımıza çıkabilir.
· “Parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?”
· “Parçada asıl vurgulanmak istenen nedir?”
· “Parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?”
· “Parçadan çıkarılabilecek sonuç aşağıdakilerden hangisidir.”
· “Şiirde asıl vurgulanmak istenen nedir?”
Bu soruların tümü ana düşünceye yöneliktir.
Ana fikir soruları çözülürken şunlara dikkat edilmelidir:
1- Ana fikir paragrafın tamamını kapsar.
2- Bazı paragraflarda ana fikir cümle halinde metnin başında veya sonunda verilebilir. Bazı paragraflarda ise direkt verilmez. Okuyucu “anlam bütünlemesi” yaparak ana fikri bulur.
3- Ana fikir bulunurken kendi düşüncelerimiz değil, paragrafta yazılanlar dikkate alınmalıdır.
4- Şiirlerin konusu ve ana fikri olmaz. Şiirlerin teması vardır.
Paragrafın Yardımcı Düşünceleri
Ana düşüncenin daha iyi anlaşılmasını sağlayan, onu daha belirgin hale getiren, işlenen konunu sınırlarını çizen düşüncelere paragrafın yardımcı düşünceleri denir.
Her paragrafta bir ana düşünce ve o ana düşünceye bağlı birden çok yardımcı düşünce vardır. Bunlar dil ve anlatım yönünden birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Yardımcı düşünce soruları, parçadan çıkarılabilecek ya da çıkarılamayacak sonuçlar şeklinde sorulduğundan kolay sorulardır.
Yardımcı düşünce ile ilgili sorular sınavlarda olumsuz biçimde sorulur:
· “Parçada aşağıdakilerden hangisinden söz edilmemiştir?”
· “Şiirde aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?”
· “Paragraftan hangisi çıkarılamaz?”
· “Parçada sözü edilen kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?”
B- PARAGRAFIN YAPI YÖNÜ
Paragraf bir yazının (makale, deneme vb.) küçük bir örneği olarak kabul edilir. Bu yüzden bir yazıda bulunması gereken düzen, paragrafta da bulunur.
Paragrafın yapısı; giriş, gelişme ve sonuç olarak üç bölümden oluşur.
1- Giriş Cümlesi
Giriş cümlesi bağımsızdır. Diğer cümleler giriş cümlesine biçimce ve anlamca bağlıdır. Kendinden önce geçmiş bir cümle var mı, izlenimi uyandırmamalıdır. Geliştirilmeye, açıklanmaya uygundur.
Giriş cümlesi içerisinde; “fakat, oysa, bundan dolayı, bu yüzden, kaldı ki, bunun için…” gibi kelimeler yer almaz.
Ör: “Yazarlar eserlerinde günlük hayattan yararlanabilirler.” Cümlesi bir giriş cümlesidir.
Ör: “Bu yazar da eserlerinde günlük hayattan yararlanıyor.” Cümlesi giriş cümlesi değildir, çünkü bu cümleden önce bir şeyler söylendiğini anlıyoruz.
2- Gelişme Cümleleri:
Giriş cümlesinden sonra gelen ve onu açıklayan, girişte belirtilen konunun ayrıntılarıyla ele alındığı bölümdür.
Düşüncelerin açıklanması, anlaşılır hale gelmesi, yerine göre ispatlanması için tasvir, öyküleme, örneklendirme, tanık gösterme, karşılaştırma, açıklama gibi değişik tekniklerden yaralanılır.
Okuyucuda “Bu konu artık anlaşılmıştır, bununla ilgili başka söylenecek yoktur artık.” Düşüncesi uyandırıldığı yerde bu bölüm bitirilir.
3- Sonuç Cümlesi:
Gelişme bölümünde anlatılan konunun belli bir sonuca bağlandığı bölümdür. Kimi zaman anlatılanları özetler kimi zaman da ana düşüncenin dile getirilmesiyle oluşan bir ya da iki cümlelik bölümdür.
Yazar, “dilinin altındaki baklayı” genellikle bu bölümde çıkarır. Yani yazarın asıl anlatmak istediği burada dile getirilir.
Not: Paragrafın yapısı ile ilgili sorular, doğrudan giriş ve sonuç cümlelerini buldurulması yoluyla olacağı gibi, paragraf oluşturma, paragrafa cümle ekleme, düşüncenin akışını bozan cümle, paragrafın ikiye bölünmesi, cümlelerin yerini değiştirme şeklinde de olabilir. Şimdi kısaca bunlara göz atalım:
a- Paragraf Oluşturma:
Bir paragraf oluşturacak cümleler dağınık olarak verilir ve bundan bir paragraf oluşturulması istenir. Bu tip sorularda cümlelerin anlamca ve yapıca birbirine bağlanabilmesi aranmalıdır. Önce giriş cümlesi saptanmalıdır. Diğer cümleler giriş cümlesinden sonra anlam ve yapısına göre sıralanmalıdır.
Bu soruların çözümünde seçeneklerden gidilebileceği unutulmamalıdır.
b- Paragrafa Cümle Ekleme:
Kimi sorularda paragrafın bir bölümü (başında, ortasında ya da sonunda) boş bırakılarak, bu boşluğa uygun cümlenin getirilmesi sorulmaktadır.
Bu tür sorulara cevap verebilmek için paragrafta nelerin anlatıldığını belirlemek gerekir. Çünkü paragrafa eklenecek cümlenin anlatılanlarla anlamca uyumlu olması gerekir. Boş bırakılan yere getirilecek cümlenin ayrıca, kip, zaman ve yapı yönünden de diğer cümlelerle uyumlu olması gerekir. Aksi takdirde boş bırakılan yere getirilemez.
c- Düşüncenin Akışını Bozan Cümle:
Bu tür sorularda cümlelerden biri, paragrafın bütününde anlatılan konu ile ilgili değildir. Biçimce ilgili gibi görünse de anlamca ilgili değildir. Bu cümle düşüncenin akışını bozar.
Akışı bozan cümleyi bulmak için sırasıyla cümlelerin birbiriyle alakalı olup olmadığına bakılır. Alakası olmayan cümle saptanmaya çalışılır. Aslında akışı bozan cümle, bir tavuğun etrafında dolaşan beyaz civcivlerin arasındaki siyah civcivdir.
Bu konuyla ilgili sorular:
· “Numaralanmış cümlelerden hangisi konu bütünlüğünü bozmaktadır?”
· “Numaralanmış cümlelerden hangisi anlatım akışını bozmaktadır?
· “Paragrafın tatarlılığını bozan cümle hangisidir?” …….biçiminde gelmektedir.
d- Paragrafın İkiye Bölünmesi
Paragrafın bir konusu vardır, her paragraf o konuyla ilgili bir düşünceyi dile getirmek için oluşturulur. Bu tip sorularda paragrafın belli bir yerinden sonra farklı bir konuya geçilir. Ya da konuyla ilgili farklı bir düşünceye geçiş yapılır. Paragraf buradan itibaren ikinci bir paragrafa ayrılmalıdır.
Konunun değiştiği, farklılaştığı yani yeni konuya geçiş yapılan yerin tespit edilmesi gerekir.
e- Cümlelerin Yerini Değiştirme
Sınavlarda kimi sorularda bize yerleri değiştirilen cümleleri düzene koymamız istenebilir. Bu tip sorularda iki cümlenin yeri değiştirilir ve bunun nasıl düzeltileceği sorulur. Çözümde paragrafın yapısı ve düşüncenin akışına dikkat etmek gerekir. Paragrafı oluşturan cümlelerin, anlamsal, mantıksal ve yapısal açıdan birbirini takip etmesi gerekir.
C- PARAGRAFIN ANLATIM YÖNÜ
Paragrafın anlatım yönünde anlatım tekniklerine ve düşünceyi geliştirme yöntemleri anlatılacaktır.
A- ANLATIM TEKNİKLERİ
Paragraflarda dört anlatım tekniği kullanılır:
1- AÇIKLAMA:
Bir konu hakkında bilgi ve vermek, okura aydınlatmak için kullanılan anlatım tekniğine “açıklayıcı anlatım” denir.
Amaç, okuru bilgilendirmek olduğundan düşünce yazılarında (makale, fıkra,) sıkça kullanılır. Tanımlamalara ve örneklemelere yer verilir. Nesnel yargılar ağırlıktadır.
Örnek:
“Kimilerine göre, edebiyattaki bilgiler, bilim ortamından edebiyat ortamına bir çeviridir. Edebiyat, bilginlerin daha önce araştırıp bulduğunu halka yayan bir araçtan başka bir şey değildir.”
2- TARTIŞMA:
Yazarlar, kendisi gibi düşünmeyen kişi ya da kişileri kendi düşüncelerine çekmek için yazdığı yazılarda “tartışma” tekniğini kullanır. Karşılıklı konuşma havası içerisindeki samimi bir dilin kullanıldığı teknikte yazar, öncelikle benimsemediği, karşı çıktığı düşünceyi belirtir. Sonra da okuru kendi düşüncesine inandırmak için kendi görüşlerini söyler. Okuyucuya benim söylediklerim doğru mesajını iletir.
Örnek:
“Günümüzde yaygın bir yanlış var: bilimin kesin olduğu inancı; çağdaş yaşayış, çağdaş uygarlığın değişmez temeli olan bilimsel kesinlik. Oysa sürekli bir değişikliktir, bilimi var edip ayakta tutan.”
3- BETİMLEME (Tasvir) :
Yazarların, doğayı, doğadaki varlıkları belirleyici özellikleriyle, göz önünde canlanacak biçimde anlatmasına “betimleme” denir. Yazar dış dünyayı betimlerken gözlemlerden yararlanır. Bu sebeple görsellik ön plandadır. Bazı betimlemelerde duyu organlarına ait ayrıntılardan da yararlanılabilir; benzetme ve kişileştirmeler kullanılabilir.
İnsanın niteliklerinin aktarıldığı betimlemelere “portre” denir. İnsanın iç özelliklerini anlatan türüne “Ruhsal Portre” denir. Dış özelliklerinin anlatıldığı türüne ise “fiziki portre” adı verilir.
Örnek:
“…Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı. Sazının sapı şaşırtıcı bir süratte aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı gibi titriyordu. Teller vuran sağ eli küçük fakat kendinden emin hareketler yapıyordu…”
4- ÖYKÜLEME (Hikâye etme)
Belirli bir zaman diliminde gerçekleşen olayların anlatımında kullanılan bir tekniktir. Hikâye etme adı da verilen bu teknikte olay, yer, zaman ve kişi öğelerine dayanır. Anlatılanlar bir harekete içerisinde verilir.
Örnek:
“Okuldan çıkınca caddenin karşısındaki kitapçıya uğradı. Uzun süredir aradığı kitabı bulmak için rafları heyecanlı heyecanlı karıştırdı. Bu arada Hülya’nın da kitapçıya geleceğini düşünerek biraz daha oyalandı.”
B- DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YÖNTEMLERİ
1- TANIMLAMA
Bir kavram ya da varlığın niteliklerinin belirlenip ne olduğunun açıklandığı cümleler tanım cümleleridir. Tanım cümleleri “Bu nedir?” sorusuna cevap verir. Tanım cümlelerinin kullanıldığı paragraflarda tanımlamaya başvurulmuş demektir.
2- KARŞILAŞTIRMA
İki farklı düşünce, kavram ya da durumun benzer veya farklı yönlerinin ortaya konulmasıyla yapılan düşünceyi geliştirme yöntemidir.
3- ÖRNEKLENDİRME
Bir konuyu daha anlaşılır kılmak, düşünceye somutluk kazandırmak için düşüncenin örneklerle açıklandığı düşünceyi geliştirme yöntemidir.
4- TANIK GÖSTERME
Yazar bir konuyu ele alırken düşüncesini inandırıcı kılmak için başkalarının görüşlerinden yararlanır ve kendi görüşünü desteklemek için onların sözlerini kullanır. Paragraf içerisinde başkasından alınan sözlerin tırnak içerisinde bulunduğu düşünceyi geliştirme yöntemine denir.
5- SAYISAL VERİLERDEN YARARLANMA
Yazar ele aldığı konuyu daha inandırıcı kılmak için, sayısal verilerden, istatistikî bilgilerden, anket sonuçlarından yararlanır. Bu bilgilerin bilimsel ve objektif olması gerekir.
6- BENZETME
Bir kavram ya da varlığın, başka bir kavram ya da varlığa benzetilerek anlatılmasıdır. Benzetmeye başvurulan yerlerde “gibi” edatı kullanılır.
7- KİŞİLEŞTİRME
İnsana ait özelliklerin insan dışındaki varlıklara vererek anlatmaya “kişileştirme” denir. Doğaya ait izlenimlerin aktarıldığı paragraflarda kişileştirmeye sıkça başvurulur.
Not: Yazar düşüncelerini dile getirirken birden çok anlatım tekniğinden ve düşünceyi geliştirme yolundan yararlanabilir. Dolayısıyla bir paragrafta birden çok anlatım tekniği olabilir. Ancak bunlardan biri ağır basar. Bu yüzden çıkmış sorularda genellikle “………hangisi ağır basmaktadır?” ifadesi kullanılır.
3 Ekim 2011 Pazartesi
KELİMENİN YAPISI - EK - KÖK
KELİME:
Manası veya vazifesi bulunan ses topluluğudur.
Ör: kitap, ben, elbise, Hasan, Meryem, eyvah, o, ile, gel, bakıyor…
TÜRKÇENİN KELİME YAPISI
Kelime = Kök + Yapım Ekleri + Çekim Ekleri
KÖK
Kelimelerin kendi anlamları ile ilgili en küçük parçalarına kök denir. Kök daha küçük parçalara bölünemez.
Ör: çiçek, kelebek, ev, gel, çalış…
Dilimizde iki çeşit kök vardır:
1- İsim Kök:
Nesneleri ve kavramları karşılayan köklerdir.
-mek, -mak eki getirilerek okunamayan köklerdir.
Ör: gün, ders, araba, kelebek…
2- Fiil Kök:
Nesnelerin hareketlerini karşılayan köklerdir.
-mek, -mak eki getirilerek okunabilen köklerdir.
Ör: gel(mek), sus(mak), çalış(mak), say(mak)…
Not: Görünüş itibariyle hem isim kök hem de fiil kök olabilen kelimeler vardır. Bazı kaynaklar bunlara “ortak kök” der. Aslında ortak kök yoktur. Çünkü her kelimenin cümle içerisindeki anlamı önemlidir.
Ör: Her yaz bana mektup yaz.
.................1. ..........................2.
1. yaz: isim kök: mevsim adı.
2. yaz: fiil kök: yazma işi.
Boyacı yerleri boyadı.
Gül konusun onu güldürdü.
EK
Tek başına manası olmayan ve kullanılmayan, ama köklere gelerek onların anlam, yapısı üzerinde değişiklik yapan ses parçacıklarıdır.
Ekler vazifesi bakımından ikiye ayrılır: Yapım Ekleri ve Çekim Ekleri
A- YAPIM EKLERİ
Kelimenin anlamında değişiklik yapan, bir kelimeden yeni bir kelime türeten eklerdir.
Dört çeşit kelime türetme ekleri vardır:
1- İsim Kökten İsim Türeten Ekler:
Göz – lük = gözlük
“göz (isim kök) -lük (isimden isim türeten ek) gözlük (türemiş bir isim)”
Ör:
Çiçekçi (-çi),
vatandaş (-daş),
odunluk (-luk)
Bencil (-cil)
Türkçe (-çe),
Ankaralı (-lı),
Konyalı (-lı)…
2- İsim Kökten Fiil Türeten Ekler:
Su –sa =susa(mak)
“su(isim kök) –sa (isimden fiil türeten ek) susa(mak)(türemiş fiil)”
Ör:
Başlamak (-la),
yaşamak (- a),
kanamak(-a),
morarmak(-ar),
sararmak(-ar),
susamak(- sa),
gençleşmek (-leş) ,
suçlamak(-la),,
kısalmak(-l ),
iyileşmek(- leş ), …
3- Fiil Kökten Fiil Türeten Ekler:
Sor – dur= sordur(mak)
“sor (fiil kök) – dur (fiilden fiil yapan ek) sordurmak (türemiş fiil)”
Ör:
Sordurmak (- dur),
yazdırmak(-dır),
okutmak(-t),
yürütmek(-t ),
gülüşmek(-üş),
bakışmak(-ış),
kazımak(-ı ),
atılmak(-ıl ),
soyulmak(-ul ),
yıkanmak(-n ),
taranmak(-n )…
4- Fiil Kökten İsim Türeten Ekler:
Sev-gi =sevgi
“sev (fiil kök) –gi (fiilden isim yapan ek) sevgi (türemiş isim)”
Ör:
Sevgi (-gi),
ölüm(-üm),
soluk(-luk),
açık(-ık ),
bölen(-en),
yağış(-ış),
okuma(-ma),
yazma(-ma),
ekmek(-mek),
yemek(-mek),
yiyecek(-ecek)…
B- ÇEKİM EKLERİ
Kelimelerin cümle içerisinde diğer kelimelerle olan ilişkisini ve bağlantısını düzenleyen eklerdir.
Not: Çekim ekleri, eklendikleri kelimenin yapısını ve anlamını değiştirmez. (=yani türemiş kelime yapmazlar.)
Çekim ekleri olmadan cümle oluşturulamaz:
Tiyatro olmayan bir memleket kötülük ve hata sürüp git
(Kelimeleri bir cümle özelliği göstermiyor.)
Tiyatrosu olmayan bir memlekette kötülükler ve hatalar sürüp gider.
(Kelimeleri çekim ekleri sayesinde bir cümle oluşturdu.)
Çekim ekleri, isimlere ve fiillere gelenler olarak ikiye ayrılır: İsim çekim ekleri ve Fiil çekim ekleri.
1- İSİM ÇEKİM EKLERİ
A- Hal Ekleri:
İsmin beş hali vardır, bunlardan dördünün eki bulunmaktadır. İsmin hallerini gösteren bu eklere ismin hal ekleri adı verilir.
a) –i hali: (-ı-i-u-ü) (Belirtme Hali)
Ör: Kitabı masaya bırakabilirsiniz.
Ör: Evi, okulu, yolu, onu, sınıfı, dolabı, lavaboyu, kafayı…
b) –e hali: (-e -a) (Yönelme Hali)
Ör: Bunları dolaba koymalısın.
Ör: Eve, okula, yola, ona, sınıfa, dolaba, lavaboya, kafaya…
c) –de hali: (-de -da -te -ta) (Bulunma Hali)
Ör: Onun yazılarının gazetede görmüştüm.
Ör: evde, okulda, yolda, onda, sınıfta, dolapta, lavaboda, kafada…
d) –den hali: (-den,-dan, -ten, -tan)(Ayrılma hali)
Ör: Pazardan aldım bir tane, eve geldim bin tane.
Ör: evden, okuldan, yoldan, ondan, sınıftan, dolaptan, lavabodan, kafadan…
Not: Hal eklerine benzemekle birlikte yapım eki olarak kullanılan ekler de vardır.
Ör: Toptan eşya, candan arkadaş… gibi. (-den eki yapım ekidir.)
Not: Türkçe kelime köklerine ek geldiğinde kökte ses değişikliği meydana gelmez, bunun tek özel durumu yönelme hal ekinde meydana gelir.
Ben –e = bana,
sen- e = sana
..................şeklinde kökte ses değişikliğine sebep olur.
B) ÇOĞUL EKLERİ
Dilimizdeki varlık ve kavramların çoğullarını -ler, -lar, ekleri ile gösteririz.
Ör: kalem – kalemler, kitap – kitaplar, düşünce – düşünceler, sevinç – sevinçler, ev – evler,
sıra – sıralar…
Not: -ler, -lar ekleri isimlerde çoğulluğun dışında anlamlar da katar
Gökte yıldızlar kadar köyümüz var. (abartma)
Müdür Beyler sizi görmek isterler. (saygı)
Daha nice Fatih’ler yetiştireceğiz. (Benzerlik)
C) İYELİK EKLERİ
İyelik ekleri, sahiplik eki demektir. Eklendiği ismin (varlığın) kime ait olduğunu gösterir.
1. tip İyelik Ekleri
Tekil
1. Yurd-um
2. Yurd-un
3. Yurd-u
Çoğul
1.Yurd-umuz
2.Yurd-unuz
3.Yurt-ları
2. tip İyelik Ekleri
Tekil
1. Oda-m
2. Oda-n
3. Oda-(s)ı
Çoğul
1.Oda-mız
2.Oda-nız
3. Oda-ları
Not:
Bir kelimede iyelik eki varsa, o kelimenin “Kimin?” sorusuna cevap vermesi gerekir.
Arabası arızalarındı. (kimin arabası?) Onun arabası arızalandı. –i iyelik ekidir.
Arabayı tamir ettiler. (kimin arabayı?) onun arabayı/olmuyor. –i hal ekidir.
Kitabı kaybolmuş. (kimin kitabı?) onun kitabı kaybolmuş. –i iyelik ekidir.
Kitabı bitirmiş. (kimin kitabı?) onun kitabı bitirmişler/olmuyor: -i hal ekidir.
D) İLGİ EKİ
İsim tamlamalarında kullanılan, tamlayanı tamlanan kısmına bağlayan eklerdir.
Ev-in havası
Okul-un yolu
Benim kaderim
o-n-un isteği
Not: İlgi ve iyelik eklerine tamlama (tamlayan ve tamlanan) eki de denir.
Kitab - ın son - u
......İlgi eki ...İyelik eki
2- FİİL ÇEKİM EKLERİ
Fiillere gelen kip ve şahıs eklerinden oluşur.
FİLLERDE KİP:
Fiillerin aldığı zaman ve dilek eklerine kip denir.

ŞAHIS EKLERİ:
Fiildeki hareketi gerçekleştiren ya da o hareketin içinde bulunan varlığa fiildeki kişi denir. Şahıs ekleri fiillere, zaman ve dilek kip eklerinden sonra gelir.

Yukarıdaki tabloya dikkat edilecek olursa bazı şahıs eklerinin birkaç şekilde kullanılabildiği görülecektir.
Örnek:
Gel-di-m
Gel-di-n
Gel-di
Gel-di-k
Gel-di-niz
Gel-di-ler
yaz-mış-ım
yaz-mış-sın
yaz-mış-
yaz-mış-ız
yaz-mış-sınız
yaz-mış-lar
gel-e-(y)im
gel-e-sin
gel-e-
gel-e-lim
gel-e-siniz
gel-e-ler
Not: Bir kelimede hem çekim eki hem yapım eki yer alabilir, yapım eki önce ardından çekim eki gelir.
Ör: kitap –çı –lar –dan
..................YE... ÇE.. ÇE
Not: Fiillere gelen “şahıs ekleri” ile isimlere gelen “iyelik ekleri” karıştırılmamalıdır.
Gel – di –m (şahıs eki);
araba-m (iyelik eki);
Biri isme diğeri ise fiile gelmiştir.
YAPISINA GÖRE KELİMELER
Bir kelimenin oluşum özellikleri, kelimelerin yapısına göre çeşitlerini ortaya koyar.
Kelimeler yapı yönünden üçe ayrılır: Basit, Türemiş ve Birleşik Kelimeler.
a) BASİT YAPILI KELİMELER
Yapım eki almamış kelimelerdir. Bu kelimeler kök halde ya da çekim eki almış şekilde bulunur. Bir kelimenin çekim eki alması onu türemiş yapmaz. Kısaca: Basit bir kelime yapım eki alamaz.
Ör: kitap, yol, insan, hakikat, dostlar, evden, arabam…
b) TÜREMİŞ YAPILI KELİMELER
İsim ya da fiil köklerine en az bir tane “yapım eki” getirilerek elde edilen kelimelerdir. Türemiş kelime olabilmek için mutlaka yapım eki almak gerekir.
Ör: yol-cu, çiçek-çi, kız-gın, kır-ıcı, kira-lık, bil-gi, sil-gi…
Not:
Yapım eki alan kelimelerden sonra çekim ekleri gelebilir, bu kelimelerde yapı olarak “Türemiş” yapılı kelimelerdir.
Ör: yolcular, çiçekçiden, bilgiler…
c) BİRLEŞİK YAPILI KELİMELER
İki ya da daha çok kelimenin yan yana gelerek (çoğu kez kendi anlamlarını da yitirerek) kaynaşmasından oluşan yeni anlamlı kelimelerdir.
Çeşitli şekillerde birleşik kelime yapılabilir:
→İsim Tamlaması Şeklinde:
aslan + ağız = aslanağzı /
danaburnu,
balıksırtı,
vezirparmağı,
Samanyolu…
→ Sıfat Tamlaması şeklinde:
sarı + yer = Sarıyer /
Yeşilköy,
Büyükada,
Küçükçekmece…
→ Bir isimle bir fiil, fiilimsi şeklinde:
gece + kondu = gecekondu /
cankurtaran,
imambayıldı...
→ İki çekimli fiil şeklinde:
biçer +döver = biçerdöver /
çekyat,
uyurgezer,
okuryazar,
yapboz…
→ Kurallı birleşik fiiller şeklinde:
yap + abilmek = yapabilmek,
bakıvermek,
çalışadurmak,
öleyazmak,
zennetmek,
kahrolmak,
hapsetmek...
Ve:
Başöğretmen,
binbaşı,
başbakan,
Beyşehir,
Uludağ,
Acıpayam,
Atatürk,
Çanakkale,
cumartesi,
pazartesi,
kahvaltı...
Ayrı Yazılan Birleşik Kelimeler:
Yardım etmek,
fark etmek,
hasta olmak,
köpek balığı,
şeker pancarı,
yer çekimi,
meyve suyu,
İç Anadolu,
yasa dışı,
yer altı,
yol üstü,
göz atmak,
söz almak,
diline dolanmak...
Manası veya vazifesi bulunan ses topluluğudur.
Ör: kitap, ben, elbise, Hasan, Meryem, eyvah, o, ile, gel, bakıyor…
TÜRKÇENİN KELİME YAPISI
Kelime = Kök + Yapım Ekleri + Çekim Ekleri
KÖK
Kelimelerin kendi anlamları ile ilgili en küçük parçalarına kök denir. Kök daha küçük parçalara bölünemez.
Ör: çiçek, kelebek, ev, gel, çalış…
Dilimizde iki çeşit kök vardır:
1- İsim Kök:
Nesneleri ve kavramları karşılayan köklerdir.
-mek, -mak eki getirilerek okunamayan köklerdir.
Ör: gün, ders, araba, kelebek…
2- Fiil Kök:
Nesnelerin hareketlerini karşılayan köklerdir.
-mek, -mak eki getirilerek okunabilen köklerdir.
Ör: gel(mek), sus(mak), çalış(mak), say(mak)…
Not: Görünüş itibariyle hem isim kök hem de fiil kök olabilen kelimeler vardır. Bazı kaynaklar bunlara “ortak kök” der. Aslında ortak kök yoktur. Çünkü her kelimenin cümle içerisindeki anlamı önemlidir.
Ör: Her yaz bana mektup yaz.
.................1. ..........................2.
1. yaz: isim kök: mevsim adı.
2. yaz: fiil kök: yazma işi.
Boyacı yerleri boyadı.
Gül konusun onu güldürdü.
EK
Tek başına manası olmayan ve kullanılmayan, ama köklere gelerek onların anlam, yapısı üzerinde değişiklik yapan ses parçacıklarıdır.
Ekler vazifesi bakımından ikiye ayrılır: Yapım Ekleri ve Çekim Ekleri
A- YAPIM EKLERİ
Kelimenin anlamında değişiklik yapan, bir kelimeden yeni bir kelime türeten eklerdir.
Dört çeşit kelime türetme ekleri vardır:
1- İsim Kökten İsim Türeten Ekler:
Göz – lük = gözlük
“göz (isim kök) -lük (isimden isim türeten ek) gözlük (türemiş bir isim)”
Ör:
Çiçekçi (-çi),
vatandaş (-daş),
odunluk (-luk)
Bencil (-cil)
Türkçe (-çe),
Ankaralı (-lı),
Konyalı (-lı)…
2- İsim Kökten Fiil Türeten Ekler:
Su –sa =susa(mak)
“su(isim kök) –sa (isimden fiil türeten ek) susa(mak)(türemiş fiil)”
Ör:
Başlamak (-la),
yaşamak (- a),
kanamak(-a),
morarmak(-ar),
sararmak(-ar),
susamak(- sa),
gençleşmek (-leş) ,
suçlamak(-la),,
kısalmak(-l ),
iyileşmek(- leş ), …
3- Fiil Kökten Fiil Türeten Ekler:
Sor – dur= sordur(mak)
“sor (fiil kök) – dur (fiilden fiil yapan ek) sordurmak (türemiş fiil)”
Ör:
Sordurmak (- dur),
yazdırmak(-dır),
okutmak(-t),
yürütmek(-t ),
gülüşmek(-üş),
bakışmak(-ış),
kazımak(-ı ),
atılmak(-ıl ),
soyulmak(-ul ),
yıkanmak(-n ),
taranmak(-n )…
4- Fiil Kökten İsim Türeten Ekler:
Sev-gi =sevgi
“sev (fiil kök) –gi (fiilden isim yapan ek) sevgi (türemiş isim)”
Ör:
Sevgi (-gi),
ölüm(-üm),
soluk(-luk),
açık(-ık ),
bölen(-en),
yağış(-ış),
okuma(-ma),
yazma(-ma),
ekmek(-mek),
yemek(-mek),
yiyecek(-ecek)…
B- ÇEKİM EKLERİ
Kelimelerin cümle içerisinde diğer kelimelerle olan ilişkisini ve bağlantısını düzenleyen eklerdir.
Not: Çekim ekleri, eklendikleri kelimenin yapısını ve anlamını değiştirmez. (=yani türemiş kelime yapmazlar.)
Çekim ekleri olmadan cümle oluşturulamaz:
Tiyatro olmayan bir memleket kötülük ve hata sürüp git
(Kelimeleri bir cümle özelliği göstermiyor.)
Tiyatrosu olmayan bir memlekette kötülükler ve hatalar sürüp gider.
(Kelimeleri çekim ekleri sayesinde bir cümle oluşturdu.)
Çekim ekleri, isimlere ve fiillere gelenler olarak ikiye ayrılır: İsim çekim ekleri ve Fiil çekim ekleri.
1- İSİM ÇEKİM EKLERİ
A- Hal Ekleri:
İsmin beş hali vardır, bunlardan dördünün eki bulunmaktadır. İsmin hallerini gösteren bu eklere ismin hal ekleri adı verilir.
a) –i hali: (-ı-i-u-ü) (Belirtme Hali)
Ör: Kitabı masaya bırakabilirsiniz.
Ör: Evi, okulu, yolu, onu, sınıfı, dolabı, lavaboyu, kafayı…
b) –e hali: (-e -a) (Yönelme Hali)
Ör: Bunları dolaba koymalısın.
Ör: Eve, okula, yola, ona, sınıfa, dolaba, lavaboya, kafaya…
c) –de hali: (-de -da -te -ta) (Bulunma Hali)
Ör: Onun yazılarının gazetede görmüştüm.
Ör: evde, okulda, yolda, onda, sınıfta, dolapta, lavaboda, kafada…
d) –den hali: (-den,-dan, -ten, -tan)(Ayrılma hali)
Ör: Pazardan aldım bir tane, eve geldim bin tane.
Ör: evden, okuldan, yoldan, ondan, sınıftan, dolaptan, lavabodan, kafadan…
Not: Hal eklerine benzemekle birlikte yapım eki olarak kullanılan ekler de vardır.
Ör: Toptan eşya, candan arkadaş… gibi. (-den eki yapım ekidir.)
Not: Türkçe kelime köklerine ek geldiğinde kökte ses değişikliği meydana gelmez, bunun tek özel durumu yönelme hal ekinde meydana gelir.
Ben –e = bana,
sen- e = sana
..................şeklinde kökte ses değişikliğine sebep olur.
B) ÇOĞUL EKLERİ
Dilimizdeki varlık ve kavramların çoğullarını -ler, -lar, ekleri ile gösteririz.
Ör: kalem – kalemler, kitap – kitaplar, düşünce – düşünceler, sevinç – sevinçler, ev – evler,
sıra – sıralar…
Not: -ler, -lar ekleri isimlerde çoğulluğun dışında anlamlar da katar
Gökte yıldızlar kadar köyümüz var. (abartma)
Müdür Beyler sizi görmek isterler. (saygı)
Daha nice Fatih’ler yetiştireceğiz. (Benzerlik)
C) İYELİK EKLERİ
İyelik ekleri, sahiplik eki demektir. Eklendiği ismin (varlığın) kime ait olduğunu gösterir.
1. tip İyelik Ekleri
Tekil
1. Yurd-um
2. Yurd-un
3. Yurd-u
Çoğul
1.Yurd-umuz
2.Yurd-unuz
3.Yurt-ları
2. tip İyelik Ekleri
Tekil
1. Oda-m
2. Oda-n
3. Oda-(s)ı
Çoğul
1.Oda-mız
2.Oda-nız
3. Oda-ları
Not:
Bir kelimede iyelik eki varsa, o kelimenin “Kimin?” sorusuna cevap vermesi gerekir.
Arabası arızalarındı. (kimin arabası?) Onun arabası arızalandı. –i iyelik ekidir.
Arabayı tamir ettiler. (kimin arabayı?) onun arabayı/olmuyor. –i hal ekidir.
Kitabı kaybolmuş. (kimin kitabı?) onun kitabı kaybolmuş. –i iyelik ekidir.
Kitabı bitirmiş. (kimin kitabı?) onun kitabı bitirmişler/olmuyor: -i hal ekidir.
D) İLGİ EKİ
İsim tamlamalarında kullanılan, tamlayanı tamlanan kısmına bağlayan eklerdir.
Ev-in havası
Okul-un yolu
Benim kaderim
o-n-un isteği
Not: İlgi ve iyelik eklerine tamlama (tamlayan ve tamlanan) eki de denir.
Kitab - ın son - u
......İlgi eki ...İyelik eki
2- FİİL ÇEKİM EKLERİ
Fiillere gelen kip ve şahıs eklerinden oluşur.
FİLLERDE KİP:
Fiillerin aldığı zaman ve dilek eklerine kip denir.

ŞAHIS EKLERİ:
Fiildeki hareketi gerçekleştiren ya da o hareketin içinde bulunan varlığa fiildeki kişi denir. Şahıs ekleri fiillere, zaman ve dilek kip eklerinden sonra gelir.

Yukarıdaki tabloya dikkat edilecek olursa bazı şahıs eklerinin birkaç şekilde kullanılabildiği görülecektir.
Örnek:
Gel-di-m
Gel-di-n
Gel-di
Gel-di-k
Gel-di-niz
Gel-di-ler
yaz-mış-ım
yaz-mış-sın
yaz-mış-
yaz-mış-ız
yaz-mış-sınız
yaz-mış-lar
gel-e-(y)im
gel-e-sin
gel-e-
gel-e-lim
gel-e-siniz
gel-e-ler
Not: Bir kelimede hem çekim eki hem yapım eki yer alabilir, yapım eki önce ardından çekim eki gelir.
Ör: kitap –çı –lar –dan
..................YE... ÇE.. ÇE
Not: Fiillere gelen “şahıs ekleri” ile isimlere gelen “iyelik ekleri” karıştırılmamalıdır.
Gel – di –m (şahıs eki);
araba-m (iyelik eki);
Biri isme diğeri ise fiile gelmiştir.
YAPISINA GÖRE KELİMELER
Bir kelimenin oluşum özellikleri, kelimelerin yapısına göre çeşitlerini ortaya koyar.
Kelimeler yapı yönünden üçe ayrılır: Basit, Türemiş ve Birleşik Kelimeler.
a) BASİT YAPILI KELİMELER
Yapım eki almamış kelimelerdir. Bu kelimeler kök halde ya da çekim eki almış şekilde bulunur. Bir kelimenin çekim eki alması onu türemiş yapmaz. Kısaca: Basit bir kelime yapım eki alamaz.
Ör: kitap, yol, insan, hakikat, dostlar, evden, arabam…
b) TÜREMİŞ YAPILI KELİMELER
İsim ya da fiil köklerine en az bir tane “yapım eki” getirilerek elde edilen kelimelerdir. Türemiş kelime olabilmek için mutlaka yapım eki almak gerekir.
Ör: yol-cu, çiçek-çi, kız-gın, kır-ıcı, kira-lık, bil-gi, sil-gi…
Not:
Yapım eki alan kelimelerden sonra çekim ekleri gelebilir, bu kelimelerde yapı olarak “Türemiş” yapılı kelimelerdir.
Ör: yolcular, çiçekçiden, bilgiler…
c) BİRLEŞİK YAPILI KELİMELER
İki ya da daha çok kelimenin yan yana gelerek (çoğu kez kendi anlamlarını da yitirerek) kaynaşmasından oluşan yeni anlamlı kelimelerdir.
Çeşitli şekillerde birleşik kelime yapılabilir:
→İsim Tamlaması Şeklinde:
aslan + ağız = aslanağzı /
danaburnu,
balıksırtı,
vezirparmağı,
Samanyolu…
→ Sıfat Tamlaması şeklinde:
sarı + yer = Sarıyer /
Yeşilköy,
Büyükada,
Küçükçekmece…
→ Bir isimle bir fiil, fiilimsi şeklinde:
gece + kondu = gecekondu /
cankurtaran,
imambayıldı...
→ İki çekimli fiil şeklinde:
biçer +döver = biçerdöver /
çekyat,
uyurgezer,
okuryazar,
yapboz…
→ Kurallı birleşik fiiller şeklinde:
yap + abilmek = yapabilmek,
bakıvermek,
çalışadurmak,
öleyazmak,
zennetmek,
kahrolmak,
hapsetmek...
Ve:
Başöğretmen,
binbaşı,
başbakan,
Beyşehir,
Uludağ,
Acıpayam,
Atatürk,
Çanakkale,
cumartesi,
pazartesi,
kahvaltı...
Ayrı Yazılan Birleşik Kelimeler:
Yardım etmek,
fark etmek,
hasta olmak,
köpek balığı,
şeker pancarı,
yer çekimi,
meyve suyu,
İç Anadolu,
yasa dışı,
yer altı,
yol üstü,
göz atmak,
söz almak,
diline dolanmak...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)