Yalnızlık KahvesiKarıncanın Su İçtiğiDüş GünlerSakin Ol! Yüz Felci Geçiriyorsun!

3 Kasım 2008 Pazartesi

DEYİM

Bir durumu, bir olayı, bir kavramı, davranışı veya duyguyu etkili biçimde anlatan; en az iki kelimeden oluşan, sözcüklerin genellikle gerçek anlamlarını kaybederek yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan kalıplaşmış söz öbekleridir.

Deyimler kalıplaşmış sözlerdir.

Sözcüklerin yeri değiştirilemez. Kelimelerin yerine eş anlamlısı ya da zıt anlamlısı kullanılmaz.

Örnek:

Karnı zil çalmak.
(midesi zil çalmak = olmaz)

Başı darda kalmak
(kafası darda kalmak = olmaz)

Yerinde yeller esmek
(yerinde rüzgar esmek= olmaz)

Kulak misafiri olmak
(kulak konuğu olmak= olmaz)

“Akla karayı seçmek” yerine “karayı akı seçmek” denilmez.

“Geçti Bor’un pazarı, sür eşeği Niğde’ye” yerine “Sür eşeği Niğde’ye, Geçti Bor’un pazarı” diyemeyiz.

Deyimler genellikle mecaz anlamlıdır.

Başına çorap örmek: (birinin başına bela olacak şekilde tuzak hazırlamak.)
El etek çekmek : ( o şeyle artık uğraşmaz olmak)
Defteri dürülmek (ölmek)
Gözü kara (korkusuz)
Devede kulak (çok küçük)
Çantada keklik (garanti)
Çenesi düşük (geveze)
Gün görmüş (deneyimli)
İçi kararmak
Kol kanat germek
Posta koymak
Boyun eğmek
Gözünden düşmek
Yoldan sapmak


Bazı deyimler gerçek anlamlıdır.

Hem suçlu hem güçlü
Yükte hafif pahada ağır
Çoğu gitti azı kaldı
Öğüt vermek
Perişan olmak
İsmi var, cismi yok
Kendini beğenmek
Kimi kimsesi olmamak
Özrü kabahatinden büyük


Bazı deyimler cümle niteliği taşır:

Çoğu gitti azı kaldı.
İsmi var cismi yok.

1 yorum: